Bu bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır. Tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Her zaman yetkili bir sağlık uzmanına danışın.
Remsima — Açıklama, Dozaj, Yan Etkiler | PillsCard
Rx
Remsima
100 mg, Proszek do sporządzania koncentratu roztworu do infuzji
INN: Infliximabum
Data updated: 2026-04-13
Mevcut ülkeler:
🇨🇿🇩🇪🇬🇧🇯🇵🇵🇱🇵🇹🇸🇰🇹🇷🇺🇦
Form
Proszek do sporządzania koncentratu roztworu do infuzji
Dozaj
100 mg
Uygulama Yolu
dożylna
Saklama Koşulları
User Reviews
Reviews reflect personal experiences and are not medical advice. Always consult your doctor.
—
Bu Ürün Hakkında
Üretici
Celltrion Healthcare Hungary Kft. (Hiszpania)
Bileşim
Infliximabum 100 mg
ATC Kodu
L04AB02
Kaynak
URPL
Romatoid artrit
REMS�MA, metotreksat ile birlikte a�a��daki hastalar�n fiziksel fonksiyonlar�n�n geli�tirilmesinde ve bulgu ve semptomlar�n�n azalt�lmas�nda endikedir:
Metotreksat dahil, hastal��� modifiye edici anti-romatizmal ila�larla (DMARDs) tedaviye kar��n hastal��� aktif olan yeti�kin ki�iler.
4.2. Pozoloji ve uygulama �ekli
REMS�MA tedavisi, romatoid artrit, ankilozan spondilit, enflamatuvar barsak hastal���, ps�riyazis, ps�riyatik artrit tan� ve tedavisinde uzmanla�m��, uzman doktorlar taraf�ndan ba�lat�lmal� ve kontrol edilmelidir. REMS�MA intraven�z yoldan uygulanmal�d�r. REMS�MA inf�zyonlar�, inf�zyonla ili�kili herhangi bir sorunu saptayabilecek �ekilde e�itim g�rm��, uzman doktorlar taraf�ndan uygulanmal�d�r. REMS�MA ile tedavi edilen hastalara Kullanma Talimat� verilmelidir.
REMS�MA onaylanm�� t�m endikasyonlar�nda, eri�kinlerde (18 ya� ve �zeri) ve Crohn hastal��� veya �lseratif koliti olan 6-17 ya� grubundaki pediyatrik hastalarda (bkz. B�l�m 5.1) intraven�z yoldan kullan�lmak �zere endikedir.
REMS�MA, g�venlilik ve etkililik verilerinin yetersiz olmas� nedeniyle, daha ba�ka herhangi bir pediyatrik endikasyonda �nerilmemektedir.
REMS�MA tedavisi s�ras�nda, kortikosteroidler, imm�nosupresanlar gibi birlikte uygulanan di�er ila�lar uygun �ekilde kullan�lmal�d�r.
Pozoloji
Eri�kinler (≥18 ya��nda) Romatoid Artrit (RA)
Ba�lang��ta, 3 mg/kg dozunda intraven�z inf�zyon; ilk inf�zyondan 2 ve 6 hafta sonra 3 mg/kg dozlar�nda intraven�z inf�zyon; ve bundan sonra 8 haftada bir ayn� dozda inf�zyonlar �eklinde uygulan�r. REMS�MA, metotreksat ile kombinasyon halinde verilmelidir.
REMS�MA'n�n mevcut onayl� 12 haftal�k tedavi dozuna yeterli yan�t vermeyen veya yan�tta d���� ya�ayan RA'l� hastalarda her 8 haftada bir olmak �zere kademeli olarak 1,5 mg/kg dozlarda art�r�larak maksimum 7,5 mg/kg dozunda veya her 4 haftada bir 3 mg/kg dozlar�nda kullan�labilir. Yeterli cevaba ula��ld���nda, hastalar�n tedavisine se�ilen doz ya da uygulama s�kl��� ile devam edilmelidir. �lk 12 haftal�k tedavide veya doz ayarlamas�ndan sonra tedavi edici yarar sa�lanamayan hastalarda, tedavinin devam ettirilmesi konusu tekrar de�erlendirilmelidir.
Orta Derecede ve �iddetli Aktif Crohn Hastal���
5 mg/kg dozunda intraven�z inf�zyonu bundan 2 hafta sonra 5 mg/kg dozunda ilave bir inf�zyon izler. 2 dozdan sonra cevap vermeyen hastalarda, infliximab tedavisine devam edilmemelidir. Eldeki veriler, ba�lang�� inf�zyonundan sonra 6 hafta i�inde cevap vermeyen hastalara tekrar infliximab tedavisi uygulanmas�n� desteklememektedir. Cevap veren hastalarda devam edilecek tedavi i�in alternatif stratejiler ��yledir:
�dame tedavisi: �lk inf�zyondan sonraki 6. haftada ve takibeden her 8 haftada bir 5 mg/kg'l�k ek inf�zyonlar ya da
4.3. Kontrendikasyonlar
�nfliximaba (bkz. B�l�m 4.8), ilac�n bile�enlerinden herhangi birine ya da di�er fare proteinlerine kar�� a��r� duyarl�l�k
4.4. �zel kullan�m uyar�lar� ve �nlemleri
�zlenebilirlik
Biyolojik t�bbi �r�nlerin takip edilebilirli�ini artt�rmak i�in, uygulanan ilac�n markas� ve seri numaras� hasta dosyas�na a��k�a kaydedilmelidir.
Di�er t�m terap�tik proteinlerde oldu�u gibi REMS�MA i�in de potansiyel imm�nojenisite riski s�z konusudur.
65 ya� �st� hastalarda �l�mle sonu�lanabilecek ciddi enfeksiyon riski 65 ya� alt�ndakilere g�re daha y�ksektir.
�nf�zyon reaksiyonlar� ve hipersensitivite
�nfliximab, anafilaktik �ok dahil inf�zyonla ilgili akut reaksiyonlarla ve gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar�yla ili�kilendirilmi�tir (bkz. B�l�m 4.8).
Anafilaktik reaksiyonlar dahil akut inf�zyon reaksiyonlar� inf�zyon s�ras�nda (birka� saniye i�inde) veya sonras�ndaki birka� saat i�inde geli�ebilir. Akut inf�zyon reaksiyonlar� meydana gelirse, inf�zyon hemen kesilmelidir. Adrenalin, antihistaminikler, kortikosteroidler ve yapay solunum cihaz� gibi acil durum ekipmanlar� haz�r bulundurulmal�d�r. Hafif ve ge�ici etkileri �nlemek i�in hastalar �nceden antihistaminik, hidrokortizon ve/veya parasetamol gibi ila�larla tedavi edilebilir.
�nfliximaba kar�� antikorlar geli�ebilir veya bu durum inf�zyon reaksiyonlar�n�n s�kl���nda art��la ili�kilendirilmi�tir. �nf�zyon reaksiyonlar�n�n k���k bir oran�n� ciddi alerjik reaksiyonlar olu�turmu�tur. �nfliximaba kar�� antikor geli�mesi ile yan�t s�resinin azalmas� aras�nda bir ili�ki de g�zlenmi�tir. �mm�nomod�lat�rlerin e�zamanl� uygulamas�, infliximaba kar�� antikorlar geli�me insidans�n�n d��mesiyle ve inf�zyon reaksiyonlar� s�kl���nda bir azalmayla ili�kilendirilmi�tir. E� zamanl� imm�nomod�lat�r tedavinin etkisi, idame tedavisi verilen hastalara k�yasla epizodik olarak tedavi edilen hastalarda daha yo�un olmu�tur. �nfliximab tedavisi �ncesinde veya s�ras�nda imm�nosupresanlar� b�rakan hastalarda bu antikorlar�n geli�me riski daha y�ksektir. �nfliximaba kar�� antikorlar serum numunelerinde her zaman saptanamayabilir. Ciddi reaksiyonlar meydana gelirse, semptomatik tedavi verilmeli ve ba�ka infliximab inf�zyonu uygulanmamal�d�r (bkz. B�l�m 4.8).
Klinik �al��malarda gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar� rapor edilmi�tir. Eldeki veriler infliximab kullan�lmayan s�renin uzamas�yla gecikmi� a��r� duyarl�l�k riskinin de artt���n� ortaya koymaktad�r. Hastalara herhangi bir gecikmi� advers reaksiyon ya�amalar� durumunda hemen t�bbi tavsiye almalar� s�ylenmelidir (bkz. B�l�m 4.8). Hastalar uzun bir s�reden sonra tekrar tedavi ediliyorsa, gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar�n�n belirti ve semptomlar� a��s�ndan yak�ndan izlenmelidir.
Ciddi Enfeksiyonlar
TNF-alfa blok�r� ila�larla tedavi olan hastalarda Legionella ve Listeria'y� da i�eren bakteriyel, mikobakteriyel, mantar, viral, parazitik enfeksiyonlara ba�l� �l�me veya hastaneye yat��a sebep olabilen, �oklu-organ sistem ve b�lgeleri etkileyebilen ciddi enfeksiyon riski artm��t�r.
Enfeksiyonlar
�nfliximab tedavisi �ncesinde, s�ras�nda ve sonras�nda hastalar t�berk�loz da dahil olmak �zere enfeksiyonlar a��s�ndan yak�ndan izlenmelidir. �nfliximab�n eliminasyonu alt� aya kadar uzayabildi�i i�in, hastalar�n bu d�nemde yak�ndan izlenmeleri �nem ta��maktad�r. Hastada �iddetli bir enfeksiyon ya da sepsis geli�mesi durumunda infliximab tedavisine son verilmelidir.
E� zamanl� imm�nosupresif ila� kullanan hastalar dahil olmak �zere kronik enfeksiyonu veya tekrarlayan enfeksiyon �yk�s� olan hastalarda infliximab kullan�m� d���n�l�yorsa dikkatli olunmal�d�r. Hastalara enfeksiyon a��s�ndan potansiyel risk fakt�rleri hakk�nda bilgi verilmeli ve bunlara maruz kalmaktan ka��nmalar� s�ylenmelidir.
T�m�r nekroz fakt�r alfa (TNFα), enflamasyona arac�l�k eder ve h�cresel imm�n yan�tlar� d�zenler. Deneysel veriler TNFα'n�n h�cre i�i enfeksiyonlar� gidermede gerekli oldu�unu g�stermektedir. Klinik deneyim infliximab ile tedavi edilen baz� hastalarda enfeksiyonlara kar�� v�cut direncinin azald���n� g�stermektedir.
TNFα'n�n bask�lanmas�n�n ate� gibi enfeksiyon semptomlar�n� maskeleyebildi�ini bilmek �nemlidir. Tan� ve tedavide gecikmeleri en az d�zeye indirmek i�in, ciddi enfeksiyonlar�n atipik klinik bulgular�n�n ve seyrek ve s�ra d��� enfeksiyonlar�n tipik klinik bulgular�n�n erken tan�s� kritik �nem ta��maktad�r.
TNF-blok�rleri kullanan hastalar ciddi enfeksiyonlara kar�� daha duyarl�d�r.
�nfliximab ile tedavi edilen hastalarda, t�berk�loz, sepsis ve pn�moniyi i�eren bakteriyel enfeksiyonlar, viral enfeksiyonlar, invazif fungal enfeksiyonlar ve di�er f�rsat�� enfeksiyonlar g�zlenmi�tir. Bu enfeksiyonlardan baz�lar� �l�mc�l olmu�tur; > %5 mortalite oran�yla en s�k rapor edilen f�rsat�� enfeksiyonlar aras�nda pn�mosistoz, kandidiyaz, listeriyoz ve aspergilloz yer alm��t�r.
�nfliximab tedavisi alt�nda yeni enfeksiyon geli�en hastalar yak�ndan takip edilmeli ve tam tan�sal de�erlendirmeye tabi tutulmal�d�r. Hastada yeni ciddi enfeksiyon veya sepsis geli�mesi durumunda infliximab uygulamas� sona erdirilmeli ve enfeksiyon kontrol alt�na al�n�ncaya kadar uygun bir antimikrobiyal veya antifungal tedavi uygulanmal�d�r.
T�berk�loz
�nfliximab kullanan hastalarda aktif t�berk�loz olgular� bildirilmi�tir. Bu raporlar�n b�y�k b�l�m�nde bildirilen t�berk�lozun akci�er d���, lokal ya da dissemine t�berk�loz oldu�unu belirtmek gerekir.
�nfliximab ile tedaviye ba�lanmadan �nce hastalar aktif ve inaktif (latent) t�berk�loz a��s�ndan de�erlendirilmelidir. Bu de�erlendirme, ki�isel t�berk�loz hikayesi veya daha �nce t�berk�lozla olas� temas ve devam eden ve/veya daha �nce uygulanm�� imm�nosupresif tedavi gibi ayr�nt�l� bir medikal hikayeyi i�ermelidir. T�m hastalarda t�berk�lin deri testi, g���s r�ntgeni ve/veya �nterferon Gama Sal�n�m Testi gibi uygun g�r�nt�leme testleri yap�lmal�d�r (yerel tavsiyeler ge�erli olabilir). Bu testlerin sonu�lar� kaydedilmelidir. Doktorlar �zellikle �iddetli derecede hasta ya da ba����kl��� bozulmu� hastalarda t�berk�lin deri testinin yalanc� negatif sonu�lar verme riskini ak�lda tutmal�d�r.
Aktif t�berk�loz tan�s� konulursa infliximab tedavisine ba�lanmamal�d�r (bkz. B�l�m 4.3).
Latent t�berk�loz ��phesi varsa, t�berk�loz tedavisinde uzmanla�m�� bir doktora dan���lmal�d�r. A�a��daki t�m durumlarda, infliximab tedavisinin fayda/risk dengesi, �ok dikkatli bir �ekilde de�erlendirilmelidir.
�naktif (latent) t�berk�loz tan�s� konulursa, infliximab tedavisine ba�lamadan �nce yerel tedavi �nerileri do�rultusunda (latent) t�berk�loz tedavisi antit�berk�loz tedavi ile ba�lamal�d�r.
T�berk�loza ait �ok say�da veya �nemli risk fakt�rleri olan ve latent t�berk�loz testi negatif olan hastalarda, infliximab tedavisine ba�lanmadan �nce anti-t�berk�loz tedavi d���n�lmelidir.
Anti-t�berk�loz tedavi kullan�m�, latent ve aktif t�berk�loz anamnezi veren ve yeterli bir tedavi k�r�n�n uyguland��� do�rulanamayan hastalarda da infliximab tedavisine ba�lanmadan �nce d���n�lmelidir.
Latent t�berk�loz tedavisi s�ras�nda ve sonras�nda infliximab ile tedavi edilen hastalarda baz� aktif t�berk�loz vakalar� bildirilmi�tir.
T�m hastalar infliximab tedavisi s�ras�nda ya da sonras�nda t�berk�loz belirti/semptomlar�n�n ortaya ��kmas� halinde (inat�� �ks�r�k, t�kenmi�lik/kilo kayb�, d���k derecede ate� gibi) doktora ba�vurmalar� konusunda bilgilendirilmelidir.
�nvazif fungal enfeksiyonlar
�nfliximab ile tedavi edilen hastalar ciddi bir sistemik hastal�k geli�tirirlerse aspergilloz, kandidiyaz, pn�mosistoz, histoplazmoz, koksidioidomikoz veya blastomikoz gibi invazif bir fungal enfeksiyondan ��phelenilmeli ve bu hastalar ara�t�r�l�rken erken a�amada invazif fungal enfeksiyonlar�n tan� ve tedavisinde deneyimli bir hekime dan���lmal�d�r.
�nvazif fungal enfeksiyonlar lokalize hastal�k yerine dissemine olabilir ve aktif enfeksiyonu olan baz� hastalarda antijen ve antikor testleri negatif olabilir. Tan� tetkikleri y�r�t�l�rken, hem �iddetli fungal enfeksiyon riski hem de antifungal tedavinin riskleri hesaba kat�larak uygun bir ampirik antifungal tedavi d���n�lmelidir.
Histoplazmoz, koksidioidomikoz veya blastomikoz gibi invazif fungal enfeksiyonlar�n endemik oldu�u b�lgelerde ya�am�� veya bu b�lgelere seyahat etmi� hastalara infliximab tedavisini ba�latmadan �nce infliximab tedavisinin faydalar� ve riskleri dikkatlice de�erlendirilmelidir.
Fist�lizan Crohn hastal���
Akut s�p�ratif fist�lleri olan fist�lizan Crohn hastalar�nda, �zellikle apse olmak �zere muhtemel bir enfeksiyon kayna�� ekarte edilmedi�i s�rece infliximab tedavisine ba�lanmamal�d�r (bkz. B�l�m 4.3).
Hepatit B (HBV) Reaktivasyonu
Hepatit B vir�s�n�n kronik ta��y�c�s� olan ve infliximab dahil TNF-antagonistlerini kullanan hastalarda hepatit B reaktivasyonu bildirilmi�tir. Baz� �l�mle sonu�lanan vakalara rastlanm��t�r.
�nfliximab tedavisine ba�lanmadan �nce hastalara HBV enfeksiyonu i�in test yap�lmal�d�r. HBV enfeksiyonu i�in yap�lan testi pozitif sonu� veren hastalara, hepatit B tedavisinde uzmanla�m�� bir hekime dan���lmas� tavsiye edilir. �nfliximab tedavisine ihtiya� duyan HBV ta��y�c�lar�, aktif HBV enfeksiyonunun belirtileri ve semptomlar� a��s�ndan tedavi s�resince ve tedavinin sona ermesini izleyen birka� ay boyunca yak�ndan izlenmelidir. HBV ta��y�c�s� olan hastalarda HBV reaktivasyonunu �nlemek amac�yla TNF-antagonistleriyle birlikte anti-viral tedavi uygulanmas�yla ili�kili veriler mevcut de�ildir. HBV reaktivasyonu ger�ekle�en hastalarda infliximab tedavisi durdurulmal� ve uygun destek tedavisiyle birlikte etkili anti-viral tedaviye ba�lanmal�d�r.
Hepatobiliyer Olaylar
�nfliximab ile pazarlama sonras� deneyimlerde, sar�l�k ve baz�lar� otoimm�n hepatit �zellikleri ta��yan enfeksiy�z olmayan hepatit vakalar� g�zlenmi�tir. Karaci�er transplantasyonu veya �l�mle sonu�lanan izole karaci�er yetmezli�i vakalar� g�r�lm��t�r. Karaci�er disfonksiyon
semptomlar� veya bulgular� olan hastalar, karaci�er hasar�na dair bulgular a��s�ndan de�erlendirilmelidir. Sar�l�k ve/veya ALT d�zeylerinde y�kselme (normal �st s�n�r�n ≥ 5 kat�) geli�irse, infliximab tedavisine son verilmeli ve anormallik dikkatle ara�t�r�lmal�d�r.
TNFα inhibit�r� ve anakinran�n birlikte kullan�lmas�
Anakinran�n ba�ka bir TNFα blok�r ajan olan etanersept ile birlikte uyguland��� klinik �al��malarda, ciddi enfeksiyonlar ve n�tropeni g�r�lm�� olup, etanerseptin tek ba��na sa�lad��� yarardan fazla bir klinik yarar sa�lanmam��t�r. Etanersept ve anakinra tedavisi ile kombine kullan�mda g�r�len istenmeyen reaksiyonlar�n �zellikleri nedeniyle, benzer toksisiteler anakinra ve di�er TNFα blok�r ajanlar�n kombinasyonu ile de ortaya ��kabilir. Bu nedenle infliximab ve anakinra kombinasyonu �nerilmemektedir.
TNFα inhibit�r� ve abataseptin birlikte kullan�lmas�
Klinik �al��malarda, TNF antagonistleri ile abataseptin birlikte kullan�m�, tek ba��na TNF antagonistlerine k�yasla klinik faydada art�� olmaks�z�n, ciddi enfeksiyonlar dahil enfeksiyon riskinde art�� ile ili�kilendirilmi�tir. �nfliximab ile abatasept kombinasyonu �nerilmemektedir.
Di�er biyolojik tedavi ajanlar�yla e� zamanl� uygulama
�nfliximab ile ayn� hastal�klar�n tedavisinde kullan�lan di�er biyolojik tedavi ajanlar�yla infliximab�n e� zamanl� kullan�m�na dair bilgiler yetersizdir. Bu biyolojik ajanlarla e� zamanl� olarak infliximab kullan�m�, enfeksiyon riskinde art�� olas�l��� ve di�er potansiyel farmakolojik etkile�imler nedeniyle �nerilmez.
Hastal��� modifiye edici biyolojik anti-romatizmal ila�lar aras�nda ge�i�
Bir biyolojik ajandan di�erine ge�ilirken dikkatli olunmal� ve hastalar izlenmeye devam edilmelidir ��nk� ila�lar�n biyolojik aktivitelerinin �rt��mesi enfeksiyon dahil istenmeyen reaksiyonlar�n riskini daha da artt�rabilir.
A��lamalar
Hastalar�n, m�mk�nse REMS�MA tedavisi ba�lanmadan �nce, t�m a��lar�n�n g�ncel a��lama k�lavuzlar�na uygun �ekilde tamamlanmas� tavsiye edilmektedir. �nfliximab kullanan hastalara, e�zamanl� olarak canl� a��lar haricindeki di�er a��lar yap�labilir (bkz. B�l�m 4.5 ve B�l�m 4.6).
ASPIRE �al��mas�nda, romatoid artritli 90 yeti�kin hastan�n olu�turdu�u bir alt grupta, her tedavi grubunda (metotreksat art�: plasebo [n = 17], 3 mg/kg infliximab [n = 27] veya 6 mg/kg infliximab [n = 46]) benzer oranda hastan�n polivalan pn�mokok a��s�na kar�� titreleri efektif olarak iki-kat artm��t�r, bu da infliximab�n T-h�creden ba��ms�z h�moral imm�n yan�tlar ile etkile�medi�ine i�aret etmektedir. Ancak, �e�itli endikasyonlarda (�rn. romatoid artrit, ps�riyazis, Crohn hastal���) yay�nlanm�� �al��malar, infliximab dahil anti-TNF terapi ile tedavi esnas�nda uygulanan canl� olmayan a��lar�n, anti-TNF terapi uygulanmayan hastalardakine k�yasla, daha d���k seviyede imm�n yan�t ortaya ��kard���n� �nermektedir.
Canl� a��lar/terap�tik enfeksiyon ajanlar�
Anti-TNF tedavisi alan hastalarda, canl� a��lar ile a��lamaya kar�� hastalar�n cevab� veya canl� a��lar�n uygulanmas�yla sekonder enfeksiyon bula�mas�na dair s�n�rl� veri vard�r. Canl� a��lar�n kullan�m� dissemine enfeksiyonlar dahil klinik enfeksiyonlara yol a�abilir. Canl� a��lar�n infliximab ile e� zamanl� olarak uygulanmas� �nerilmemektedir.
�nfliximaba rahim i�indeyken maruz kalan bebeklerde, do�umdan sonra Bacillus Calmette- Guérin (BCG) a��s�n�n uygulanmas�ndan sonra dissemine BCG enfeksiyonuna ba�l� �l�mc�l
sonu� bildirilmi�tir. �nfliximaba rahim i�indeyken maruz kalan bebeklere canl� a��lar uygulanmadan �nce, do�umdan sonra en az alt� ay beklenmesi tavsiye edilir (bkz. B�l�m 4.6).
Canl� zay�flat�lm�� bakteriler gibi (�rne�in, kanser tedavisi i�in BCG'nin mesane instilasyonu), terap�tik enfeksiyon ajanlar�n�n di�er kullan�mlar� yay�lm�� enfeksiyonlar da dahil olmak �zere klinik enfeksiyonlara neden olabilir. Terap�tik enfeksiyon ajanlar�n�n infliximab ile e� zamanl� verilmemesi tavsiye edilmektedir.
Otoimm�n S�re�ler
Anti-TNF tedavi sonucunda ortaya ��kan g�receli TNFα yetmezli�i, otoimm�n bir s�recin ba�lamas�na neden olabilir. E�er bir hastada infliximab tedavisinden sonra lupus benzeri sendromu and�ran semptomlar geli�irse ve hasta �ift-sarmall� DNA'ya kar�� antikorlar y�n�nden pozitif ise, tedavi kesilmelidir (bkz. B�l�m 4.8).
N�rolojik Olaylar
�nfliximab dahil olmak �zere TNF blok�r ajanlar�n kullan�m�, multipl skleroz gibi santral sinir sistemi demiyelinizan bozukluklar�n ve Guillain-Barré sendromu gibi periferik demiyelinizan bozukluklar�n klinik semptomlar�n�n ba�lad��� veya �iddetlendi�i vakalar ve/veya bu bozukluklara dair radyolojik kan�tlar ile ili�kilendirilmi�tir. �nceden beri mevcut olan veya yak�n tarihte ba�layan demiyelinizan bozukluklar� olan hastalarda infliximab tedavisine ba�lamadan �nce anti-TNF tedavisinin yararlar� ve riskleri dikkatle de�erlendirilmelidir. S�z konusu bozukluklar geli�ti�inde infliksimab tedavisinin kesilmesi d���n�lmelidir.
Maligniteler ve Lenfoproliferatif Bozukluklar
TNF blok�r ajanlarla yap�lan klinik �al��malar�n kontroll� b�l�mlerinde, kontrol hastalar�yla kar��la�t�r�ld���nda, bir TNF-blok�r ila� alan hastalar aras�nda lenfomay� da i�eren daha fazla malignite vakas� g�zlemlenmi�tir. �nfliximab ile onaylanm�� t�m endikasyonlarda y�r�t�len klinik ara�t�rmalarda, infliximab ile tedavi edilen hastalarda lenfoma olu�umu seyrek fakat lenfoma insidans� genel pop�lasyonda beklenenden daha y�ksek bulunmu�tur. Pazarlama sonras� d�nemde bir TNF-antagonistiyle tedavi edilen hastalarda l�semi vakalar� rapor edilmi�tir. Uzun s�redir devam eden, y�ksek d�zeyde aktif enflamatuvar hastal��� olan romatoid artritli hastalarda, risk de�erlendirmesini zorla�t�ran artm�� l�semi ve lenfoma riski ge�mi�i vard�r.
Orta derecede - �iddetli kronik obstr�ktif akci�er hastal��� (KOAH) olan hastalarda infliximab kullan�m�n�n de�erlendirildi�i bir klinik �al��mada, infliximab ile tedavi edilen hastalarda kontrol grubuyla kar��la�t�r�ld���nda daha fazla malignite bildirilmi�tir. T�m hastalarda yo�un sigara kullan�m� �yk�s� vard�. Yo�un sigara kullan�m� nedeniyle malignite riski artm�� durumdaki hastalarda tedavi d���n�l�rken dikkatli olunmal�d�r.
Mevcut bilgilere g�re, bir TNF-blok�r ajanla tedavi edilen hastalarda lenfoma veya di�er malignitelerin geli�imi i�in risk d��lanamaz (bkz. B�l�m 4.8). Malignite �yk�s� olan hastalarda, TNF-blok�r bir ila�la tedavi d���n�l�rken ya da malignite geli�en hastalarda tedavinin devam ettirilmesi d���n�l�rken dikkatli davran�lmal�d�r.
Yo�un imm�nosupresan tedavi veya uzun s�reli PUVA tedavisi hikayesi olan ps�riyazisli hastalarda da dikkatli olunmal�d�r.
Pazarlama sonras� d�nemde infliximab dahil TNF-blok�r ajanlarla tedavi edilen (tedavi ba�lang�c�nda ya� ≤18) �ocuklar, adolesanlar ve gen� yeti�kinlerde (22 ya��na kadar), �l�mc�l
olan maligniteler bildirilmi�tir. Bu seyrek vakalar�n yakla��k yar�s�n� lenfomalar olu�turmu�tur. Di�er vakalar farkl� malignitelerin �e�itli tiplerini temsil etmi� ve genellikle ba����kl���n bask�lanmas�yla ili�kili nadir g�r�len maligniteleri i�ermi�tir. TNF-blok�rler ile tedavi edilen hastalarda malignite geli�imi riski d��lanamaz.
�nfliximab dahil TNF-blok�r ajanlarla tedavi edilen hastalarda pazarlama sonras� d�nemde hepatosplenik T-h�creli lenfoma (HSTHL) vakalar� bildirilmi�tir. Bu seyrek g�r�len T-h�creli lenfoma tipi �ok agresif bir seyre sahip olup �o�unlukla �l�mc�ld�r. Bu hastalar�n neredeyse t�m� infliximabdan hemen �nce veya infliximab ile e� zamanl� olarak AZA veya 6-MP tedavisi alm��t�r. �nfliximab ile g�r�len vakalar�n b�y�k k�sm� Crohn hastal��� veya �lseratif koliti olan hastalarda ortaya ��km�� ve �o�unlukla adolesan veya gen� yeti�kin erkeklerde bildirilmi�tir. AZA veya 6-MP ile infliximab kombinasyonunun potansiyel riski dikkatle de�erlendirilmelidir. �nfliximab ile tedavi edilen hastalarda hepatosplenik T-h�creli lenfoma geli�me riski d��lanamaz (bkz. B�l�m 4.8).
�nfliximab dahil TNF-blok�r tedavisi uygulanan hastalarda melanoma ve Merkel h�creli karsinoma bildirilmi�tir (bkz. B�l�m 4.8). T�m hastalara, �zellikle de cilt kanseri i�in risk fakt�rlerine sahip hastalara periyodik cilt muayenesi �nerilir.
�sve� Ulusal Sa�l�k kay�t sistemlerindeki verilerin kullan�ld��� bir topluma dayal� geriye d�n�k kohort �al��mas�, infliximab ile tedavi edilen romatoid artritli kad�nlarda servikal kanser insidans�nda, daha �nce biyolojik ajanlar kullanmam�� hastalara veya 60 ya� �zeri ki�iler dahil, genel pop�lasyona g�re art�� saptam��t�r. 60 ya� �zeri hastalar dahil, infliximab kullanan kad�nlarda , periyodik servikal kanser taramas�na devam edilmelidir.
Displazi veya kolon karsinomu i�in artm�� riske sahip (�rne�in, uzun s�redir �lseratif koliti veya primer sklerozan kolanjiti olan hastalar) ya da displazi veya kolon kanseri �yk�s� olan t�m �lseratif kolit hastalar�, tedavi �ncesi veya hastal�klar�n�n seyri boyunca displazi a��s�ndan d�zenli aral�klarla taranmal�d�r. Bu de�erlendirmelerde lokal �nerilere g�re kolonoskopi ve biyopsiler, mutlaka yer almal�d�r. G�ncel veriler infliximab tedavisinin displazi veya kolon kanseri geli�mesi riskini etkiledi�ini g�stermemektedir (bkz. B�l�m 4.8).
�nfliximab ile tedavi edilen, yeni tan� konulmu� displazi hastalar�ndaki kanser riskinin artma olas�l��� belirlenmemi� oldu�undan, tedaviye devam edilmesinin riskleri ve faydalar� her hasta i�in bireysel olarak hekim taraf�ndan de�erlendirilmelidir.
TNF-blok�rlerinin kullan�m�na ba�l� olarak l�semi-kan kanseri (Akut myeloid l�semi, kronik lenfositik l�semi ve kronik myeloid l�semi) geli�ti�i bildirilmi�tir.
Kalp Yetmezli�i
�nfliximab hafif derecede kalp yetmezli�i (NYHA-s�n�f I/II) olan hastalarda dikkatle kullan�lmal�d�r. Hastalar yak�ndan takip edilmeli ve yeni kalp yetmezli�i semptomlar� geli�mesi ya da semptomlar�n k�t�le�mesi durumunda infliximab kesilmelidir (bkz. B�l�m 4.3 ve B�l�m 4.8).
Hematolojik reaksiyonlar
�nfliximab dahil olmak �zere TNF-blok�rleri alan hastalarda pansitopeni, l�kopeni, n�tropeni ve trombositopeni rapor edilmi�tir. T�m hastalara kan diskrazilerini akla getiren semptom ve i�aretleri fark ettiklerinde (�rn., inat�� ate�, morluklar, kanama, ciltte solukluk) derhal bir
hekime ba�vurmalar� s�ylenmelidir. Do�rulanm��, �nemli hematolojik anormallikleri olan hastalarda infliximab tedavisinin kesilmesi d���n�lmelidir.
Di�er
Artroplasti dahil cerrahi prosed�rler uygulanan hastalarda infliximab tedavisinin g�venlilik deneyimi s�n�rl�d�r. Cerrahi bir prosed�r planlan�rken infliximab�n uzun yar�lanma �mr� dikkate al�nmal�d�r. �nfliximab alan bir hasta cerrahi operasyona ihtiya� duyarsa, hasta enfeksiyonlar y�n�nden yak�ndan izlenmeli ve uygun �nlemler al�nmal�d�r.
Crohn hastal��� tedavisine yan�t al�namamas�; cerrahi tedavi gerektiren, fikse fibrotik bir strikt�r varl���na i�aret ediyor olabilir. �nfliximab�n fibrotik strikt�rlere neden oldu�una veya mevcut strikt�rleri k�t�le�tirdi�ine dair kan�t bulunmamaktad�r.
�zel pop�lasyonlar
Geriyatrik pop�lasyon
Ya�l� hastalar (≥65 ya�)
65 ya� alt�ndaki hastalara k�yasla, infliximab ile tedavi edilen 65 ya� ve �zeri hastalarda ciddi enfeksiyonlar�n insidans� daha y�ksek bulunmu�tur. Bu enfeksiyonlar�n baz�lar� �l�mle sonu�lanm��t�r. Ya�l� hastalar tedavi edilirken enfeksiyon riskine �zellikle dikkat edilmelidir (bkz. B�l�m 4.8).
Pediyatrik pop�lasyon
Enfeksiyonlar
Klinik �al��malarda pediyatrik hastalarda enfeksiyonlar yeti�kin hastalara k�yasla daha y�ksek oranda bildirilmi�tir (bkz. B�l�m 4.8).
A��lamalar
Pediyatrik hastalar�n m�mk�nse infliximab tedavisi ba�lanmadan �nce t�m a��lar�n�n g�ncel a��lama k�lavuzlar�na uygun �ekilde tamamlanmas� tavsiye edilmektedir. �nfliximab kullanan pediyatrik hastalara, e�zamanl� olarak canl� a��lar haricindeki di�er a��lar yap�labilir (bkz. B�l�m 4.5 ve B�l�m 4.6).
Maligniteler ve lenfoproliferatif bozukluklar
Pazarlama sonras� d�nemde infliximab dahil TNF-blok�r ajanlarla tedavi edilen (tedavi ba�lang�c�nda ya� ≤18) �ocuklar, adolesanlar ve gen� yeti�kinlerde (22 ya��na kadar), �l�mc�l olan maligniteler bildirilmi�tir. Bu vakalar�n yakla��k yar�s�n� lenfomalar olu�turmu�tur. Di�er vakalar farkl� malignitelerin �e�itli tiplerini temsil etmi� ve genellikle ba����kl���n bask�lanmas�yla ili�kili seyrek g�r�len maligniteleri i�ermi�tir. TNF-blok�rler ile tedavi edilen �ocuk ve adolesanlarda malignite geli�imi riski d��lanamaz.
�nfliximab dahil TNF-blok�r ajanlarla tedavi edilen hastalarda pazarlama sonras� d�nemde seyrek hepatosplenik T-h�creli lenfoma vakalar� bildirilmi�tir. Bu seyrek g�r�len T-h�creli lenfoma tipi �ok agresif bir seyre sahip olup �o�unlukla �l�mc�ld�r. Bu hastalar�n neredeyse t�m� infliximabdan hemen �nce veya infliximab ile e� zamanl� olarak AZA veya 6-MP tedavisi alm��t�r. �nfliximab ile g�r�len vakalar�n b�y�k k�sm� Crohn hastal��� veya �lseratif koliti olan hastalarda ortaya ��km�� ve �o�unlukla adolesan veya gen� yeti�kin erkeklerde bildirilmi�tir. AZA veya 6-MP ile infliximab kombinasyonunun potansiyel riski dikkatle de�erlendirilmelidir. �nfliximab ile tedavi edilen hastalarda hepatosplenik T-h�creli lenfoma geli�me riski d��lanamaz (bkz. B�l�m 4.8).
Bu t�bbi �r�n her dozunda 1 mmol (23 mg)'dan az sodyum ihtiva eder; yani esas�nda “sodyum i�ermedi�i” kabul edilebilir. Ancak REMS�MA sodyum klor�r 9 mg/ml (%0,9) i�inde seyreltilir. Bu durum kontroll� sodyum diyetinde olan hastalar i�in g�z �n�nde bulundurulmal�d�r (bkz. B�l�m 6.6).
4.5. Di�er t�bbi �r�nler ile etkile�imler ve di�er etkile�im �ekilleri
Hi�bir etkile�im �al��mas� yap�lmam��t�r.
Romatoid artrit, ps�riyatik artrit ve Crohn hastalar�nda infliximab�n metotreksat ve di�er imm�nomod�lat�rler ile birlikte kullan�m�n�n, infliximaba kar�� antikor geli�mesini azaltt��� ve infliximab�n plazma konsantrasyonunu artt�rd���na dair kan�tlar vard�r. Fakat serum infliximab ve infliximab antikoru analiz metodundaki baz� s�n�rlamalar nedeniyle sonu�lar kesin de�ildir.
Kortikosteroidler infliximab�n farmakokineti�ine klinik olarak anlaml� derecede etki etmiyor g�z�kmektedir.
�nfliximab ile ayn� hastal�klar�n tedavisinde kullan�lan di�er biyolojik tedavi ajanlar�yla (anakinra ve abatasept dahil) infliximab�n kombine edilmesi �nerilmemektedir (bkz. B�l�m 4.4).
Canl� a��lar�n, infliximab tedavisiyle ayn� zamanda uygulanmas� �nerilmez. �nfliximaba rahim i�erisindeyken maruz kalan bebeklere canl� a��lar�n do�umdan en az alt� ay sonra uygulanmas� tavsiye edilir. (bkz. B�l�m 4.4).
Terap�tik enfeksiy�z ajanlar�n� infliximab ile e� zamanl� verilmesi �nerilmez (bkz. B�l�m 4.4).
4.6. Gebelik ve laktasyon
Gebelik kategorisi: B
�ocuk do�urma potansiyeli bulunan kad�nlar/do�um kontrol� (kontrasepsiyon)
�ocuk sahibi olma potansiyeli bulunan kad�nlar tedavi s�resince ve infliximab tedavisinin son dozundan sonra en az 6 ay s�reyle yeterli do�um kontrol� uygulamal�d�r.
Gebelik d�nemi
�nfliximaba maruz kalan, ileriye d�n�k izlenmi�, sonu�lar� bilinen ve canl� do�um ile sonu�lanan makul say�daki gebeli�in, ilk trimesterde ilaca maruz kalanlar� yakla��k 1100 ki�idir ve yenido�anda malformasyon oran�n�n artt���na i�aret etmemektedir.
Kuzey Avrupa'da yap�lan bir g�zlem �al��mas�na g�re, gebelik esnas�nda infliximaba (imm�nomod�lat�rler / kortikosteroidler ile beraber veya olmaks�z�n, 270 gebelik) maruz kalan kad�nlarda, sadece imm�nomod�lat�rler/kortikosteroidlere maruz kalan kad�nlar (6,460 gebelik) ile k�yasland���nda sezaryen riskinde art�� (Olas�l�k Oran�, %95 GA; p-de�eri) (1,50, 1,14-1,96; p = 0,0032), erken do�um (1,48, 1,05-2,09; p = 0,024), gebelik haftas�na g�re k���k
bebek (2,7,79, 1,54-5,04; p = 0,0007) ve d���k do�um a��rl��� (2,03, 1,41-2,94; p = 0,0002) g�zlenmi�tir. �nfliximaba maruz kalman�n ve/veya altta yatan hastal���n �iddetinin bu sonu�lar�n ortaya ��kmas�ndaki potansiyel etkisi tam olarak bilinmemektedir.
TNFα'y� inhibe etmesi nedeniyle, gebelik d�neminde uygulanan infliximab yenido�anda normal imm�n yan�tlar� etkileyebilir. Fare TNFα's�n�n fonksiyonel aktivitesini se�ici olarak inhibe eden bir analog antikor kullan�larak farelerde y�r�t�len bir geli�im toksisitesi �al��mas�nda, anneye y�nelik toksisite, embriyotoksisite veya teratojeniteye dair bir bulgu saptanmam��t�r (bkz. B�l�m 5.3).
Mevcut klinik deneyim s�n�rl�d�r. Gebelik d�neminde infliximab yaln�zca �ok gerekli oldu�u hallerde uygulanmal�d�r.
�nfliximab plasentadan ge�er ve bebeklerin serumunda do�umdan sonra 6 aya kadar tespit edilmi�tir. �nfliximaba rahim i�erisinde maruz kald�ktan sonra bebekler, �l�mc�l olabilen ciddi dissemine enfeksiyon dahil, artm�� enfeksiyon riski ta��yabilirler. Rahimdeyken infliximaba maruz kalan bebeklere canl� a��lar�n (�rn., BCG a��s�) uygulanmas�, do�umdan en az 6 ay sonras�na kadar �nerilmez (bkz. B�l�m 4.4 ve B�l�m 4.5). Agran�lositoz vakalar� da raporlanm��t�r (bkz. B�l�m 4.8).
Laktasyon d�nemi
�nfliximab�n anne s�t�ne ge�ip ge�medi�i ya da bebek emdikten sonra sistemik olarak emilip emilmedi�i bilinmemektedir. �nsan imm�noglobulinlerinin s�te ge�mesi nedeniyle, kad�nlar infliximab tedavisinden sonra en az alt� ay emzirmemelidir.
�reme yetene�i/Fertilite
�nfliximab�n fertilite ve genel �reme fonksiyonu �zerindeki etkilerine dair sonu�lara ula�mak i�in yeterli klinik �ncesi veriler yoktur (bkz. B�l�m 5.3).
4.7. Ara� ve makine kullan�m� �zerindeki etkiler
REMS�MA'n�n ara� ve makine kullan�m yetene�i �zerinde hafif bir etkisi olabilir. �nfliximab al�m�n� takiben ba� d�nmesi g�r�lebilir (bkz. B�l�m 4.8).
4.8. �stenmeyen etkiler
G�venlilik profilinin �zeti
Klinik ara�t�rmalarda en yayg�n rapor edilen istenmeyen ila� reaksiyonu, kontrol hastalar�ndaki
%16,5'e k�yasla infliximab ile tedavi edilen hastalar�n %25,3'�nde g�r�len �st solunum yolu enfeksiyonu olmu�tur. �nfliximab i�in rapor edilen TNF-blok�rleri kullan�m�yla ili�kili en ciddi istenmeyen etkiler hepatit B vir�s� reaktivasyonu, konjestif kalp yetmezli�i (KKY), ciddi enfeksiyonlar (sepsis, f�rsat�� enfeksiyonlar ve t�berk�loz dahil), serum hastal��� (gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar�), hematolojik reaksiyonlar, sistemik lupus eritematozus/lupus benzeri sendrom, demiyelinizan bozukluklar, hepatobiliyer olaylar, lenfoma, hepatosplenik T- h�creli lenfoma, l�semi, Merkel h�cre karsinomu, melanom, pediyatrik malignite, sarkoidoz/sarkoid-benzeri reaksiyon, intestinal veya perianal apse (Crohn hastal���nda) ve ciddi inf�zyon reaksiyonlar�n� i�erir (bkz. B�l�m 4.4).
Tablo 1'de klinik �al��malarda ayr�ca pazarlama sonras� deneyimlerde bildirilen ve baz�lar� �l�mle sonu�lanm�� olan advers reaksiyonlar listelenmektedir. Sistem organ s�n�flar� alt�nda advers ila� reaksiyonlar�, s�kl�k ba�l�klar�na g�re ��yle g�sterilmektedir: �ok yayg�n (≥1/10); yayg�n (1/100 ile 1/10 aras�nda); yayg�n olmayan (1/1,000 ile 1/100 aras�nda), seyrek (1/10,000 ile 1/1,000 aras�nda); �ok seyrek (<1/10,000); bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor). Her s�kl�k grubunda yer alan istenmeyen etkiler; ciddiyet derecesi en fazla olandan en az olana do�ru s�ralanm��t�r.
Tablo 1
Klinik �al��malarda ve Pazarlama Sonras� Deneyimlerde �stenmeyen Etkiler
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar
�ok yayg�n: Viral enfeksiyon (�rn. influenza, herpes vir�s enfeksiyonu)
Yayg�n: Bakteriyel enfeksiyonlar (�rn. sepsis, sel�lit, apse)
Yayg�n olmayan: T�berk�loz, fungal enfeksiyon (�rn. kandidiyaz, onikomikoz)
Seyrek: Menenjit, f�rsat�� enfeksiyonlar (�rn. invazif fungal enfeksiyonlar [pn�mositoz, histoplazmoz, aspergilloz, koksidioidomikoz, kriptokokkoz, blastomikoz], bakteriyel enfeksiyonlar [atipik mikobakteriyel, listeriyoz, salmonelloz] ve viral enfeksiyonlar [sitomegalovir�s]), parazitik enfeksiyonlar, hepatit B reaktivasyonu
Bilinmiyor A��ya ba�l� yeni geli�en enfeksiyon (infliximaba rahim i�inde maruz kal�mdan sonra)*
�yi huylu, k�t� huylu ve tan�mlanmam�� neoplazmalar (Kist ve polipler de dahil olmak �zere)
Seyrek: Lenfoma, non-Hodgkin lenfoma, Hodgkin hastal���, l�semi, melanom, servikal kanser
Bilinmiyor: Hepatosplenik T-h�creli lenfoma (esasen Crohn hastal��� ve �lseratif koliti olan adolesanlarda ve gen� yeti�kin erkeklerde), Merkel h�creli karsinom, Kaposi sarkomu
Kan ve lenf sistemi hastal�klar�
Yayg�n: N�tropeni, l�kopeni, anemi, lenfadenopati
Yayg�n olmayan: Trombositopeni, lenfopeni, lenfositoz
Seyrek: Agran�lositoz (infliximaba rahim i�indeyken maruz kalan bebekler dahil), trombotik trombositopenik purpura, pansitopeni, hemolitik anemi, idiyopatik trombositopenik purpura
Ba����kl�k sistemi hastal�klar�
Yayg�n: Alerjik respiratuvar semptom
Yayg�n olmayan: Anafilaktik reaksiyonlar, lupus benzeri sendrom, serum hastal���
veya serum hastal��� benzeri reaksiyon
Seyrek: Anafilaktik �ok, vask�lit, sarkoid-benzeri reaksiyon
Psikiyatrik hastal�klar
Yayg�n: Depresyon, uykusuzluk
Yayg�n olmayan: Amnezi, ajitasyon, konf�zyon, uyku hali, sinirlilik Seyrek: Apati
Sinir sistemi hastal�klar�
�ok yayg�n: Ba� a�r�s�
Yayg�n: Vertigo, ba� d�nmesi, hipoestezi, parestezi
Yayg�n olmayan: N�bet, n�ropati
Seyrek: Transvers miyelit, merkezi sinir sistemi demiyelinizan bozukluklar� (multipl skleroz benzeri hastal�k ve optik n�rit), periferik demiyelinizan bozukluklar (�rn. Guillain-Barré sendromu, kronik enflamatuvar demiyelinizan polin�ropati ve multifokal motor n�ropati)
G�z hastal�klar�
Yayg�n: Konjunktivit
Yayg�n olmayan: Keratit, periorbital �dem, arpac�k
Seyrek: Endoftalmit
Bilinmiyor: �nf�zyon s�ras�nda veya inf�zyonu izleyen iki saat i�erisinde ortaya ��kan, ge�ici g�rme kayb�
Kardiyak hastal�klar
Yayg�n: Ta�ikardi, �arp�nt�
Yayg�n olmayan: Kalp yetmezli�inin yeni ba�lamas� veya �iddetlenmesi, aritmi,
senkop, bradikardi
Seyrek: Siyanoz, perikardiyal ef�zyon
Bilinmiyor: Miyokard iskemisi/miyokard enfarkt�s�
Vask�ler hastal�klar
Yayg�n: Hipotansiyon, hipertansiyon, ekimoz, s�cak basmas�, y�zde k�zarma
Yayg�n olmayan: Periferik iskemi, tromboflebit, hematom Seyrek: Dola��m yetmezli�i, pete�i, vazospazm
Solunum, g���s bozukluklar� ve mediastinal hastal�klar
�ok yayg�n: �st solunum yolu enfeksiyonu, sin�zit
Yayg�n: Alt solunum yolu enfeksiyonu (�rn. bron�it, pn�moni), dispne, burun kanamas�
Yayg�n olmayan: Pulmoner �dem, bronkospazm, pl�rezi, pl�ral ef�zyon Seyrek: �nterstisyel akci�er hastal��� (h�zla ilerleyen hastal�k, akci�er
fibrosisi ve pn�monit dahil)
Gastrointestinal hastal�klar
�ok yayg�n:
Kar�n a�r�s�, bulant�
Yayg�n:
Gastrointestinal kanama, diyare, dispepsi, gastro�zofageal refl�, kab�zl�k
Yayg�n olmayan: Ba��rsak delinmesi, ba��rsak stenozu, divertik�lit, pankreatit,
�eilit
Hepato-bilier hastal�klar�
Yayg�n: Anormal hepatik fonksiyon, transaminazlarda y�kselme Yayg�n olmayan: Hepatit, hepatosell�ler hasar, kolesistit
Seyrek:
Otoimm�n hepatit, sar�l�k
Bilinmiyor: Karaci�er yetmezli�i
Deri ve deri alt� doku hastal�klar�
Yayg�n: P�st�ler ps�riyazis (esasen avu� i�i ve ayak tabanlar�) dahil yeni ba�layan veya k�t�le�en ps�riyazis, �rtiker, d�k�nt�, ka��nt�, hiperhidroz, deri kurulu�u, fungal dermatit, egzema, alopesi
Yayg�n olmayan: B�ll�z er�psiyon, sebore, rozasea, deri papillomu, hiperkeratoz,
anormal deri pigmentasyonu
Seyrek: Toksik epidermal nekroliz, Stevens-Johnson Sendromu, eritem multiforme, f�ronk�loz, lineer IgA b�ll�z dermatozu (LABD), likenoid reaksiyonlar, Akut generalize ekzantemat�z p�st�lozis (AGEP)
Bilinmiyor: Dermatomiyozit semptomlar�nda k�t�le�me
Kas iskelet bozukluklar�, ba� doku ve kemik hastal�klar�
Yayg�n: Artralji, miyalji, s�rt a�r�s�
B�brek ve idrar yolu hastal�klar�
Yayg�n: �drar yolu enfeksiyonu
Yayg�n olmayan: Piyelonefrit
�reme sistemi ve meme hastal�klar�
Yayg�n olmayan: Vajinit
Genel bozukluklar ve uygulama b�lgesine ili�kin hastal�klar
�ok yayg�n: �nf�zyona ba�l� reaksiyon, a�r�
Yayg�n: G���s a�r�s�, yorgunluk, ate�, enjeksiyon yerinde reaksiyon, ���me, �dem
Yayg�n olmayan: �yile�me bozuklu�u
Seyrek: Gran�lomat�z lezyon
Laboratuvar bulgular�
Yayg�n olmayan: Otoantikor pozitifli�i
Seyrek: Anormal kompleman fakt�r�
* bovin t�berk�lozu (dissemine BCG enfeksiyonu) dahil, bkz. B�l�m 4.4
�nf�zyona ba�l� reaksiyonlar
Klinik �al��malarda inf�zyona ba�l� reaksiyon; inf�zyon s�ras�nda veya inf�zyondan sonraki 1saat i�inde meydana gelen herhangi bir istenmeyen olay olarak tan�mlanm��t�r. Faz 3 klinik �al��malarda, plasebo verilen hastalarda %5 olmak �zere; infliximab verilen hastalar�n
%18'inde inf�zyona ba�l� reaksiyon meydana gelmi�tir. Genel olarak, e� zamanl� imm�nomod�lat�rlerle birlikte infliximab alan hastalara k�yasla, infliximab monoterapisi uygulanan hastalarda daha y�ksek oranda hasta inf�zyonla ilgili bir reaksiyon ya�am��t�r. Hastalar�n yakla��k %3'�nde inf�zyona ba�l� reaksiyonlar nedeniyle tedaviye devam edilmemi� ve b�t�n hastalar, ila� tedavisi ile ya da ila� tedavisi uygulanmadan iyile�mi�lerdir. 6. haftaya kadar s�ren ind�ksiyon d�neminde inf�zyon reaksiyonu ya�ayan, infliximab ile tedavi edilen hastalar�n %27'si, 7. hafta ile 54. hafta aras�ndaki idame d�neminde bir inf�zyon reaksiyonu ya�am��t�r. �nd�ksiyon d�neminde inf�zyon reaksiyonu ya�amayan hastalar�n %9'u idame d�neminde bir inf�zyon reaksiyonu ya�am��t�r.
Romatoid artritli hastalarda y�r�t�len bir �al��mada (ASPIRE), ilk 3 inf�zyon i�in inf�zyonlar 2 saat boyunca uygulanm��t�r. Ciddi inf�zyon reaksiyonlar� ya�amayan hastalarda sonraki inf�zyonlar�n s�resi en az 40 dakikaya d���r�lm��t�r. Bu �al��mada hastalar�n %66's�
(686/1040) en az bir kez 90 dakika ya da daha k�sa s�ren inf�zyon alm�� ve %44'� (454/1040) en az bir kez 60 dakika veya daha k�sa s�ren bir inf�zyon alm��t�r. En az bir kez k�salt�lm�� inf�zyon uygulanan infliximab grubunda, ciddi inf�zyon reaksiyonlar� hastalar�n %0,4'�nde, inf�zyona ba�l� reaksiyonlar ise hastalar�n %15'inde olu�mu�tur.
Crohn hastal��� olan hastalarda y�r�t�len bir �al��mada (SONIC), infliximab monoterapisi alan hastalar�n %16,6's�nda (27/163), AZA ile kombinasyon halinde infliximab alan hastalar�n
%5'inde (9/179) ve AZA monoterapisi alan hastalar�n %5,6's�nda (9/161) inf�zyonla ili�kili reaksiyonlar ortaya ��km��t�r. �nfliximab monoterapisi uygulanan bir hastada bir ciddi inf�zyon reaksiyonu (<%1) ortaya ��km��t�r.
Pazarlama sonras� deneyimlerde, infliximab uygulanmas� ile ili�kili olarak; laringeal/ faringeal �dem ve ciddi bronkospazm gibi anafilaksi benzeri reaksiyonlar ve n�bet vakalar� bildirilmi�tir (bkz. B�l�m 4.4). �nfliximab inf�zyonu s�ras�nda veya inf�zyonu izleyen iki saat i�erisinde geli�en ge�ici g�rme kayb� bildirilmi�tir. �nfliximab�n inf�zyonu ile, baz�lar� temporalle de ili�kili olan miyokard iskemisi/enfarkt�s� ve aritmi vakalar� da (baz�lar� �l�mle sonu�lanan) bildirilmi�tir.
�nfliximab�n yeniden uygulamas�ndan sonra inf�zyon reaksiyonlar�
Hastal�k alevlenmesinin ard�ndan infliximab ind�ksiyon rejimi (0., 2., 6. ve 14. haftalarda maksimum d�rt inf�zyon) ile yeniden tedaviye kar�� uzun s�reli idame tedavisinin etkilili�ini ve g�venlili�ini de�erlendirmek i�in, orta derecede veya �iddetli ps�riyazisli hastalarda y�r�t�lmek �zere bir klinik �al��ma tasarlanm��t�r. Hastalara e� zamanl� imm�nosupresan tedavi uygulanmam��t�r. �dame tedavisinde <%1'e (1/222) kar��, yeniden tedavi kolundaki hastalar�n %4'� (8/219) ciddi bir inf�zyon reaksiyonu ya�am��t�r. Ciddi inf�zyon reaksiyonlar�n�n �o�u 2. haftadaki ikinci inf�zyon s�ras�nda ortaya ��km��t�r. Son idame dozu ile ilk yeniden ind�ksiyon dozu aras�ndaki s�re 35-231 g�n aras�nda de�i�mi�tir. Semptomlar dispne, �rtiker, y�zde �dem ve hipotansiyonu i�erir, ancak bunlarla s�n�rl� de�ildir. T�m vakalarda infliximab tedavisi kesilmi� ve/veya ba�ka tedaviler uygulanm��t�r; sonu�ta belirti ve semptomlar tamamen d�zelmi�tir.
Gecikmi� a��r� duyarl�l�k
Klinik �al��malarda gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar� yayg�n de�ildir ve infliximab al�nmayan 1 y�ldan daha k�sa s�rede olu�mu�tur. Ps�riyazis �al��malar�nda, tedavinin erken d�neminde gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar� g�r�lm�� ve ate� ve/veya d�k�nt� ile birlikte miyalji ve/veya artralji, baz� hastalarda ise ka��nt�, y�zde, elde veya dilde �dem, disfaji, �rtiker, bo�az a�r�s� ve ba� a�r�s� g�zlenmi�tir.
�nfliximaba bir y�ldan daha uzun s�re ara verilmesinden sonra gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar�n�n insidans�na dair veriler yetersizdir ancak klinik �al��malar�n s�n�rl� verileri infliximabs�z d�nemin uzamas�yla gecikmi� a��r� duyarl�l�k riskinde art��� ortaya koymaktad�r (bkz. B�l�m 4.4).
Crohn hastal��� olan hastalarda tekrarl� inf�zyonlar� i�eren 1 y�ll�k bir klinik �al��mada (ACCENT I �al��mas�) serum hastal���na benzer reaksiyonlar�n insidans� %2,4 bulunmu�tur.
�mm�nojenite
�nfliximaba kar�� antikor geli�tiren hastalarda, inf�zyona ba�l� reaksiyonlar�n geli�me olas�l��� daha fazlayd� (yakla��k 2-3 kat). Birlikte imm�nosupresan ila�lar�n kullan�m� ile inf�zyona ba�l� reaksiyon s�kl��� azalm��t�r.
1-20 mg/kg aral���nda de�i�en tekli ve �oklu infliximab dozlar�n�n kullan�ld��� klinik �al��malarda, herhangi bir imm�nosupresan tedavi alan hastalar�n %14'�nde ve imm�nosupresan tedavi almayan hastalar�n %24'�nde infliximaba kar�� antikorlar saptanm��t�r. Metotreksat ile birlikte �nerilen tekrarl� tedavi doz rejimlerini alan romatoid artrit hastalar�ndan %8'inde infliximaba kar�� antikor geli�tirmi�tir. Metotreksat ile birlikte veya metotreksats�z 5 mg/kg alan ps�riyatik artrit hastalar�n�n toplam %15'inde antikorlar g�r�lm��t�r (ba�lang��ta metotreksat alan hastalar�n %4'�nde ve ba�lang��ta metotreksat almayan hastalar�n %26's�nda antikorlar geli�mi�tir). �dame tedavisi alan Crohn hastalar�nda, infliximaba kar�� antikorlar imm�nosupresan ila�lar alan hastalar�n toplam %3,3'�nde ve bu tip ila�lar almayanlar�n %13,3'�nde geli�mi�tir. Antikor insidans� epizodik tedavi uygulanan hastalarda 2-3 kat daha y�ksek bulunmu�tur. Metodlar�n s�n�rlamalar� nedeniyle, negatif bir test, infliximaba kar�� antikorlar�n varl���n� d��layamam��t�r. �nfliximaba kar�� y�ksek titrelerde antikorlar geli�en baz� hastalarda etkinlik azalmas�na dair bulgular saptanm��t�r. E� zamanl� imm�n mod�lat�rlerin yoklu�unda idame tedavisi olarak infliximab ile tedavi edilen ps�riyatik hastalar�n yakla��k %28'inde infliximaba kar�� antikorlar geli�tirmi�tir (bkz. B�l�m 4.4 – “�nf�zyon reaksiyonlar� ve hipersensitivite”).
Enfeksiyonlar
�nfliximab alan hastalarda, t�berk�loz, sepsis ve pn�moni dahil olmak �zere bakteriyel enfeksiyonlar, invazif fungal enfeksiyonlar, viral enfeksiyonlar ve di�er f�rsat�� enfeksiyonlar g�zlenmi�tir. Bu enfeksiyonlardan baz�lar� �l�mle sonu�lanm��t�r. %5'den y�ksek mortalite oran�yla en s�k rapor edilen f�rsat�� enfeksiyonlar aras�nda pn�mosistoz, kandidiyaz, listeriyoz ve aspergilloz yer alm��t�r (bkz. B�l�m 4.4).
Klinik �al��malarda plaseboyla tedavi edilen hastalar�n %25'ine k�yasla, infliximab verilen hastalar�n %36's� enfeksiyonlar i�in tedavi alm��t�r.
Romatoid artrit klinik �al��malar�nda, pn�moni dahil olmak �zere a��r enfeksiyonlar�n insidans�, �zellikle 6 mg/kg ve �zeri dozlarda, infliximab ve metotreksat alan hastalarda yaln�zca metotreksat alan hastalarla k�yasland���nda daha y�ksektir (bkz. B�l�m 4.4).
Pazarlama sonras� bildirilen spontan raporlarda enfeksiyonlar en yayg�n ciddi advers reaksiyondur. Bu vakalardan baz�lar� �l�mle sonu�lanm��t�r. Bildirilen �l�mlerin yakla��k
%50'si enfeksiyona ba�l�d�r. Baz�lar� �l�mc�l olmak �zere, miliyer t�berk�loz ve ekstrapulmoner lokasyonlu t�berk�loz dahil, t�berk�loz vakalar� bildirilmi�tir (bkz. B�l�m 4.4).
Maligniteler ve lenfoproliferatif bozukluklar
5780 hastan�n tedavi edildi�i (5494 hasta y�l�n� temsil eder) infliximab klinik �al��malar�nda 5 lenfoma vakas� ve 26 lenfoma d��� malignite vakas� saptanm��t�r; buna kar��l�k 941 hasta y�l�n� temsil eden, plaseboyla tedavi edilen 1600 hastada hi� lenfoma vakas� bildirilmemi� ve 1 lenfoma d��� malignite bildirilmi�tir.
�nfliximab ile y�r�t�len klinik �al��malar�n 5 y�la kadar uzun s�reli g�venlilik takibinde (6234 hasta y�l�n� (3210 hasta) temsil eder) 5 lenfoma vakas� ve 38 lenfoma d��� malignite bildirilmi�tir.
Pazarlama sonras� d�nemde de lenfoma dahil olmak �zere malignite vakalar� rapor edilmi�tir (bkz. B�l�m 4.4).
Orta derecede veya �iddetli KOAH'� olan, �nceden veya halen sigara kullanan hastalarda yap�lan klinik bir ara�t�rmada, 157 yeti�kin hasta romatoid artrit ve Crohn hastal���nda kullan�lan dozlara benzer dozlarda infliximab ile tedavi edilmi�tir. Bu hastalar�n 9'unda (1 lenfoma dahil) maligniteler geli�mi�tir. Medyan takip s�resi 0,8 y�ld�r (insidans %5,7 [%95 GA %2,65-%10,6]. 77 kontrol hastas�nda bir malignite bildirilmi�tir (medyan takip s�resi 0,8 y�l; insidans %1,3 [%95 GA %0,03-%7,0]. Malignitelerin b�y�k k�sm� akci�erde veya ba� ve boyunda geli�mi�tir.
Topluma dayal� bir geriye d�n�k kohort �al��mas�, infliximab ile tedavi edilen romatoid artritli kad�nlarda servikal kanser insidans�nda, daha �nce biyolojik ajanlar kullanmam�� hastalara veya 60 ya� �zeri ki�iler dahil genel pop�lasyona g�re art�� saptam��t�r (bkz. B�l�m 4.4).
Ayr�ca, infliximab ile tedavi edilen hastalarda pazarlama sonras� d�nemde hepatosplenik T h�creli lenfoma vakalar� bildirilmi� ve bu vakalar�n b�y�k k�sm� Crohn ve �lseratif kolit hastalar�nda g�r�lm��t�r. Bu hastalar�n �o�u adolesan veya gen� yeti�kin erkeklerdir (bkz. B�l�m 4.4).
KalpYetmezli�i
�nfliximab� konjestif kalp yetmezli�inde (KKY) de�erlendirmeyi ama�layan bir Faz II �al��mada, infliximab ile tedavi edilen hastalarda, �zellikle 10 mg/kg gibi (yani onayl� maksimum dozun iki kat�) y�ksek dozla tedavi edilenlerde kalp yetmezli�inin k�t�le�mesine ba�l� daha y�ksek mortalite insidans� g�zlenmi�tir. Bu �al��mada NYHA S�n�f III-IV KKY (sol ejeksiyon fraksiyonu %35 veya daha d���k) olan 150 hasta 6 hafta s�reyle infliximab 5 mg/kg, 10 mg/kg veya plasebonun 3 inf�zyonuyla tedavi edilmi�tir. 38. haftada plasebo verilen 49 hastadan 1'i ve infliximab verilen 101 hastadan 9'u (2'si 5 mg/kg kullanan ve 7'si 10 mg/kg kullanan) �lm��t�r.
Pazarlama sonras� d�nemde infliximab alan hastalarda tespit edilebilir a��rla�t�r�c� fakt�rler yoklu�unda ve varl���nda kalp yetmezli�inde k�t�le�me raporlar� al�nm��t�r. Ayr�ca, �nceden bilinen kardiyovask�ler hastal��� bulunmayan hastalardaki kalp yetmezli�i dahil yeni te�his edilen kalp yetmezli�i raporlar� pazarlama sonras� d�nemde bildirilmi�tir. Bu hastalar�n baz�lar� 50 ya��n alt�ndad�r.
Hepatobiliyer Olaylar
Klinik �al��malarda infliximab alan hastalarda a��r karaci�er hasar�na progresyon olmaks�z�n ALT ve AST d�zeylerinde hafif veya orta d�zeyde y�kselmeler g�zlenmi�tir. ALT‘de ≥ 5 x ULN (normalin �st limiti) art��� g�zlenmi�tir (bkz. Tablo 2). Hem monoterapi �eklinde hem de di�er imm�nosupresif ajanlarla kombine olarak infliximab verilen hastalarda aminotransferazlar�n d�zeylerinde y�kselmeler (AST'ye g�re ALT'de daha s�k) kontrollere g�re daha y�ksek oranda g�r�lm��t�r. Aminotransferaz anormalliklerinin �o�u ge�ici olmu� ancak az say�da hastada uzun s�reli y�kselmeler g�r�lm��t�r. Genel olarak, ALT ve AST d�zeylerinde y�kselme g�r�len hastalar asemptomatikti ve anormallikler, infliximab tedavisine devam edildi�inde, tedaviye ara verildi�inde veya birlikte uygulanan tedavi de�i�tirildi�inde azalm�� veya d�zelmi�tir. Pazarlama sonras� takipte, infliximab alan hastalarda, baz�lar� otoimm�n hepatit karakteri sergileyen sar�l�k ve hepatit vakalar� rapor edilmi�tir (bkz. B�l�m 4.4).
Tablo 2:
Klinik �al��malarda artm�� ALT aktivitesi g�steren hastalar�n oran�
Endikasyon
Hasta say�s�
Medyan takip s�resi (hafta)
≥3 x ULN
≥5 x ULN
plasebo
infliximab
plasebo
infliximab
plasebo
infliximab
plasebo
infliximab
Romatoid
artrit
375
1,087
58,1
58,3
%3,2
%3,9
%0,8
%0,9
Crohn
hastal���
324
1,034
53,7
54,0
%2,2
%4,9
%0,0
%1,5
Pediyatrik Crohn hastal���
Mevcut de�il
139
Mevcut de�il
53,0
Mevcut de�il
%4,4
Mevcut de�il
%1,5
�lseratif kolit
242
482
30,1
30,8
%1,2
%2,5
%0,4
%0,6
Pediyatrik �lseratif kolit
Mevcut de�il
60
Mevcut de�il
49,4
Mevcut de�il
%6,7
Mevcut de�il
%1,7
Ankilozan spondilit
76
275
24,1
101,9
%0,0
%9,5
%0,0
%3,6
Ps�riyatik artrit
98
191
18,1
39,1
%0,0
%6,8
%0,0
%2,1
Plak ps�riyazis
281
1,175
16,1
50,1
%0,4
%7,7
%0,0
%3,4
Plasebo hastalar� metotreksat alm��, infliximab hastalar� ise hem infliximab hem de metotreksat alm��t�r.
Medyan takip s�resi tedavi edilen hastalar baz�nda de�erlendirilir.
4.9. Doz a��m� ve tedavisi
Doz a��m� vakas� bildirilmemi�tir. Toksik etkiler g�r�lmeksizin, 20 mg/kg'a kadar tekli dozlar uygulanm��t�r.
�nf�zyon ��zeltisini spesifik endikasyonlar i�in tavsiye edilen inf�zyon zaman�ndan (bkz. B�l�m 4.2) az olmayan bir s�re boyunca uygulay�n�z. Sadece i�inde steril, non-pirojen, protein ba�lay�c� �zelli�i d���k bir filtresi bulunan (por �ap� 1,2 mikrometre ya da daha k���k) inf�zyon setlerini kullan�n�z. ��erisinde koruyucu madde bulunmad��� i�in, inf�zyon ��zeltisi uygulamas� m�mk�n oldu�unca �abuk ve haz�rlama ve seyreltme i�leminden sonraki 3 saat i�erisinde yap�lmal�d�r. Hemen kullan�lmazsa, kullan�mdaki saklama s�releri ve kullan�m �ncesi �artlar kullan�c�n�n sorumlulu�undad�r ve e�er suland�rma/seyreltme kontroll� ve valide edilmi� aseptik �artlarda ger�ekle�mediyse, normal �artlarda 2ºC - 8ºC'de 24 saatten uzun olmamal�d�r (bkz. B�l�m 6.3). �nf�zyon ��zeltisinin kullan�lmadan kalan herhangi bir b�l�m�n� tekrar kullan�lmak �zere saklamay�n�z.
Mesane Kanseri
Mesane kanseri her zaman mukozada ba�lar. Erken safhalarda bu tabakada s�n�rl� kal�r ve
h�cre i�indeki karsinom olarak nitelendirilir.
A��r� Alkol Kullan�m�, Alkolizm
Alkol ba��ml�l���, alkol kullan�m� ve alkol sorunlar� aras�ndaki fark� a��klamak g��t�r.
�rne�in, ge�mi�te alkol kullanm�� olan bir kimsenin mutlaka alkol ba��ml�s� olmas�
gerekmez.
⚠️ Uyarılar
�zlenebilirlik
Biyolojik t�bbi �r�nlerin takip edilebilirli�ini artt�rmak i�in, uygulanan ilac�n markas� ve seri numaras� hasta dosyas�na a��k�a kaydedilmelidir.
Di�er t�m terap�tik proteinlerde oldu�u gibi REMS�MA i�in de potansiyel imm�nojenisite riski s�z konusudur.
65 ya� �st� hastalarda �l�mle sonu�lanabilecek ciddi enfeksiyon riski 65 ya� alt�ndakilere g�re daha y�ksektir.
�nf�zyon reaksiyonlar� ve hipersensitivite
�nfliximab, anafilaktik �ok dahil inf�zyonla ilgili akut reaksiyonlarla ve gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar�yla ili�kilendirilmi�tir (bkz. B�l�m 4.8).
Anafilaktik reaksiyonlar dahil akut inf�zyon reaksiyonlar� inf�zyon s�ras�nda (birka� saniye i�inde) veya sonras�ndaki birka� saat i�inde geli�ebilir. Akut inf�zyon reaksiyonlar� meydana gelirse, inf�zyon hemen kesilmelidir. Adrenalin, antihistaminikler, kortikosteroidler ve yapay solunum cihaz� gibi acil durum ekipmanlar� haz�r bulundurulmal�d�r. Hafif ve ge�ici etkileri �nlemek i�in hastalar �nceden antihistaminik, hidrokortizon ve/veya parasetamol gibi ila�larla tedavi edilebilir.
�nfliximaba kar�� antikorlar geli�ebilir veya bu durum inf�zyon reaksiyonlar�n�n s�kl���nda art��la ili�kilendirilmi�tir. �nf�zyon reaksiyonlar�n�n k���k bir oran�n� ciddi alerjik reaksiyonlar olu�turmu�tur. �nfliximaba kar�� antikor geli�mesi ile yan�t s�resinin azalmas� aras�nda bir ili�ki de g�zlenmi�tir. �mm�nomod�lat�rlerin e�zamanl� uygulamas�, infliximaba kar�� antikorlar geli�me insidans�n�n d��mesiyle ve inf�zyon reaksiyonlar� s�kl���nda bir azalmayla ili�kilendirilmi�tir. E� zamanl� imm�nomod�lat�r tedavinin etkisi, idame tedavisi verilen hastalara k�yasla epizodik olarak tedavi edilen hastalarda daha yo�un olmu�tur. �nfliximab tedavisi �ncesinde veya s�ras�nda imm�nosupresanlar� b�rakan hastalarda bu antikorlar�n geli�me riski daha y�ksektir. �nfliximaba kar�� antikorlar serum numunelerinde her zaman saptanamayabilir. Ciddi reaksiyonlar meydana gelirse, semptomatik tedavi verilmeli ve ba�ka infliximab inf�zyonu uygulanmamal�d�r (bkz. B�l�m 4.8).
Klinik �al��malarda gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar� rapor edilmi�tir. Eldeki veriler infliximab kullan�lmayan s�renin uzamas�yla gecikmi� a��r� duyarl�l�k riskinin de artt���n� ortaya koymaktad�r. Hastalara herhangi bir gecikmi� advers reaksiyon ya�amalar� durumunda hemen t�bbi tavsiye almalar� s�ylenmelidir (bkz. B�l�m 4.8). Hastalar uzun bir s�reden sonra tekrar tedavi ediliyorsa, gecikmi� a��r� duyarl�l�k reaksiyonlar�n�n belirti ve semptomlar� a��s�ndan yak�ndan izlenmelidir.
Ciddi Enfeksiyonlar
TNF-alfa blok�r� ila�larla tedavi olan hastalarda Legionella ve Listeria'y� da i�eren bakteriyel, mikobakteriyel, mantar, viral, parazitik enfeksiyonlara ba�l� �l�me veya hastaneye yat��a sebep olabilen, �oklu-organ sistem ve b�lgeleri etkileyebilen ciddi enfeksiyon riski artm��t�r.
Enfeksiyonlar
�nfliximab tedavisi �ncesinde, s�ras�nda ve sonras�nda hastalar t�berk�loz da dahil olmak �zere enfeksiyonlar a��s�ndan yak�ndan izlenmelidir. �nfliximab�n eliminasyonu alt� aya kadar uzayabildi�i i�in, hastalar�n bu d�nemde yak�ndan izlenmeleri �nem ta��maktad�r. Hastada �iddetli bir enfeksiyon ya da sepsis geli�mesi durumunda infliximab tedavisine son verilmelidir.
E� zamanl� imm�nosupresif ila� kullanan hastalar dahil olmak �zere kronik enfeksiyonu veya tekrarlayan enfeksiyon �yk�s� olan hastalarda infliximab kullan�m� d���n�l�yorsa dikkatli olunmal�d�r. Hastalara enfeksiyon a��s�ndan potansiyel risk fakt�rleri hakk�nda bilgi verilmeli ve bunlara maruz kalmaktan ka��nmalar� s�ylenmelidir.
T�m�r nekroz fakt�r alfa (TNFα), enflamasyona arac�l�k eder ve h�cresel imm�n yan�tlar� d�zenler. Deneysel veriler TNFα'n�n h�cre i�i enfeksiyonlar� gidermede gerekli oldu�unu g�stermektedir. Klinik deneyim infliximab ile tedavi edilen baz� hastalarda enfeksiyonlara kar�� v�cut direncinin azald���n� g�stermektedir.
TNFα'n�n bask�lanmas�n�n ate� gibi enfeksiyon semptomlar�n� maskeleyebildi�ini bilmek �nemlidir. Tan� ve tedavide gecikmeleri en az d�zeye indirmek i�in, ciddi enfeksiyonlar�n atipik klinik bulgular�n�n ve seyrek ve s�ra d��� enfeksiyonlar�n tipik klinik bulgular�n�n erken tan�s� kritik �nem ta��maktad�r.
TNF-blok�rleri kullanan hastalar ciddi enfeksiyonlara kar�� daha duyarl�d�r.
�nfliximab ile tedavi edilen hastalarda, t�berk�loz, sepsis ve pn�moniyi i�eren bakteriyel enfeksiyonlar, viral enfeksiyonlar, invazif fungal enfeksiyonlar ve di�er f�rsat�� enfeksiyonlar g�zlenmi�tir. Bu enfeksiyonlardan baz�lar� �l�mc�l olmu�tur; > %5 mortalite oran�yla en s�k rapor edilen f�rsat�� enfeksiyonlar aras�nda pn�mosistoz, kandidiyaz, listeriyoz ve aspergilloz yer alm��t�r.
�nfliximab tedavisi alt�nda yeni enfeksiyon geli�en hastalar yak�ndan takip edilmeli ve tam tan�sal de�erlendirmeye tabi tutulmal�d�r. Hastada yeni ciddi enfeksiyon veya sepsis geli�mesi durumunda infliximab uygulamas� sona erdirilmeli ve enfeksiyon kontrol alt�na al�n�ncaya kadar uygun bir antimikrobiyal veya antifungal tedavi uygulanmal�d�r.
T�berk�loz
�nfliximab kullanan hastalarda aktif t�berk�loz olgular� bildirilmi�tir. Bu raporlar�n b�y�k b�l�m�nde bildirilen t�berk�lozun akci�er d���, lokal ya da dissemine t�berk�loz oldu�unu belirtmek gerekir.
�nfliximab ile tedaviye ba�lanmadan �nce hastalar aktif ve inaktif (latent) t�berk�loz a��s�ndan de�erlendirilmelidir. Bu de�erlendirme, ki�isel t�berk�loz hikayesi veya daha �nce t�berk�lozla olas� temas ve devam eden ve/veya daha �nce uygulanm�� imm�nosupresif tedavi gibi ayr�nt�l� bir medikal hikayeyi i�ermelidir. T�m hastalarda t�berk�lin deri testi, g���s r�ntgeni ve/veya �nterferon Gama Sal�n�m Testi gibi uygun g�r�nt�leme testleri yap�lmal�d�r (yerel tavsiyeler ge�erli olabilir). Bu testlerin sonu�lar� kaydedilmelidir. Doktorlar �zellikle �iddetli derecede hasta ya da ba����kl��� bozulmu� hastalarda t�berk�lin deri testinin yalanc� negatif sonu�lar verme riskini ak�lda tutmal�d�r.
Aktif t�berk�loz tan�s� konulursa infliximab tedavisine ba�lanmamal�d�r (bkz. B�l�m 4.3).
Latent t�berk�loz ��phesi varsa, t�berk�loz tedavisinde uzmanla�m�� bir doktora dan���lmal�d�r. A�a��daki t�m durumlarda, infliximab tedavisinin fayda/risk dengesi, �ok dikkatli bir �ekilde de�erlendirilmelidir.
�naktif (latent) t�berk�loz tan�s� konulursa, infliximab tedavisine ba�lamadan �nce yerel tedavi �nerileri do�rultusunda (latent) t�berk�loz tedavisi antit�berk�loz tedavi ile ba�lamal�d�r.
T�berk�loza ait �ok say�da veya �nemli risk fakt�rleri olan ve latent t�berk�loz testi negatif olan hastalarda, infliximab tedavisine ba�lanmadan �nce anti-t�berk�loz tedavi d���n�lmelidir.
Anti-t�berk�loz tedavi kullan�m�, latent ve aktif t�berk�loz anamnezi veren ve yeterli bir tedavi k�r�n�n uyguland��� do�rulanamayan hastalarda da infliximab tedavisine ba�lanmadan �nce d���n�lmelidir.
Latent t�berk�loz tedavisi s�ras�nda ve sonras�nda infliximab ile tedavi edilen hastalarda baz� aktif t�berk�loz vakalar� bildirilmi�tir.
T�m hastalar infliximab tedavisi s�ras�nda ya da sonras�nda t�berk�loz belirti/semptomlar�n�n ortaya ��kmas� halinde (inat�� �ks�r�k, t�kenmi�lik/kilo kayb�, d���k derecede ate� gibi) doktora ba�vurmalar� konusunda bilgilendirilmelidir.
�nvazif fungal enfeksiyonlar
�nfliximab ile tedavi edilen hastalar ciddi bir sistemik hastal�k geli�tirirlerse aspergilloz, kandidiyaz, pn�mosistoz, histoplazmoz, koksidioidomikoz veya blastomikoz gibi invazif bir fungal enfeksiyondan ��phelenilmeli ve bu hastalar ara�t�r�l�rken erken a�amada invazif fungal enfeksiyonlar�n tan� ve tedavisinde deneyimli bir hekime dan���lmal�d�r.
�nvazif fungal enfeksiyonlar lokalize hastal�k yerine dissemine olabilir ve aktif enfeksiyonu olan baz� hastalarda antijen ve antikor testleri negatif olabilir. Tan� tetkikleri y�r�t�l�rken, hem �iddetli fungal enfeksiyon riski hem de antifungal tedavinin riskleri hesaba kat�larak uygun bir ampirik antifungal tedavi d���n�lmelidir.
Histoplazmoz, koksidioidomikoz veya blastomikoz gibi invazif fungal enfeksiyonlar�n endemik oldu�u b�lgelerde ya�am�� veya bu b�lgelere seyahat etmi� hastalara infliximab tedavisini ba�latmadan �nce infliximab tedavisinin faydalar� ve riskleri dikkatlice de�erlendirilmelidir.
Fist�lizan Crohn hastal���
Akut s�p�ratif fist�lleri olan fist�lizan Crohn hastalar�nda, �zellikle apse olmak �zere muhtemel bir enfeksiyon kayna�� ekarte edilmedi�i s�rece infliximab tedavisine ba�lanmamal�d�r (bkz. B�l�m 4.3).
Hepatit B (HBV) Reaktivasyonu
Hepatit B vir�s�n�n kronik ta��y�c�s� olan ve infliximab dahil TNF-antagonistlerini kullanan hastalarda hepatit B reaktivasyonu bildirilmi�tir. Baz� �l�mle sonu�lanan vakalara rastlanm��t�r.
�nfliximab tedavisine ba�lanmadan �nce hastalara HBV enfeksiyonu i�in test yap�lmal�d�r. HBV enfeksiyonu i�in yap�lan testi pozitif sonu� veren hastalara, hepatit B tedavisinde uzmanla�m�� bir hekime dan���lmas� tavsiye edilir. �nfliximab tedavisine ihtiya� duyan HBV ta��y�c�lar�, aktif HBV enfeksiyonunun belirtileri ve semptomlar� a��s�ndan tedavi s�resince ve tedavinin sona ermesini izleyen birka� ay boyunca yak�ndan izlenmelidir. HBV ta��y�c�s� olan hastalarda HBV reaktivasyonunu �nlemek amac�yla TNF-antagonistleriyle birlikte anti-viral tedavi uygulanmas�yla ili�kili veriler mevcut de�ildir. HBV reaktivasyonu ger�ekle�en hastalarda infliximab tedavisi durdurulmal� ve uygun destek tedavisiyle birlikte etkili anti-viral tedaviye ba�lanmal�d�r.
Hepatobiliyer Olaylar
�nfliximab ile pazarlama sonras� deneyimlerde, sar�l�k ve baz�lar� otoimm�n hepatit �zellikleri ta��yan enfeksiy�z olmayan hepatit vakalar� g�zlenmi�tir. Karaci�er transplantasyonu veya �l�mle sonu�lanan izole karaci�er yetmezli�i vakalar� g�r�lm��t�r. Karaci�er disfonksiyon
semptomlar� veya bulgular� olan hastalar, karaci�er hasar�na dair bulgular a��s�ndan de�erlendirilmelidir. Sar�l�k ve/veya ALT d�zeylerinde y�kselme (normal �st s�n�r�n ≥ 5 kat�) geli�irse, infliximab tedavisine son verilmeli ve anormallik dikkatle ara�t�r�lmal�d�r.
TNFα inhibit�r� ve anakinran�n birlikte kullan�lmas�
Anakinran�n ba�ka bir TNFα blok�r ajan olan etanersept ile birlikte uyguland��� klinik �al��malarda, ciddi enfeksiyonlar ve n�tropeni g�r�lm�� olup, etanerseptin tek ba��na sa�lad��� yarardan fazla bir klinik yarar sa�lanmam��t�r. Etanersept ve anakinra tedavisi ile kombine kullan�mda g�r�len istenmeyen reaksiyonlar�n �zellikleri nedeniyle, benzer toksisiteler anakinra ve di�er TNFα blok�r ajanlar�n kombinasyonu ile de ortaya ��kabilir. Bu nedenle infliximab ve anakinra kombinasyonu �nerilmemektedir.
TNFα inhibit�r� ve abataseptin birlikte kullan�lmas�
Klinik �al��malarda, TNF antagonistleri ile abataseptin birlikte kullan�m�, tek ba��na TNF antagonistlerine k�yasla klinik faydada art�� olmaks�z�n, ciddi enfeksiyonlar dahil enfeksiyon riskinde art�� ile ili�kilendirilmi�tir. �nfliximab ile abatasept kombinasyonu �nerilmemektedir.
Di�er biyolojik tedavi ajanlar�yla e� zamanl� uygulama
�nfliximab ile ayn� hastal�klar�n tedavisinde kullan�lan di�er biyolojik tedavi ajanlar�yla infliximab�n e� zamanl� kullan�m�na dair bilgiler yetersizdir. Bu biyolojik ajanlarla e� zamanl� olarak infliximab kullan�m�, enfeksiyon riskinde art�� olas�l��� ve di�er potansiyel farmakolojik etkile�imler nedeniyle �nerilmez.
Hastal��� modifiye edici biyolojik anti-romatizmal ila�lar aras�nda ge�i�
Bir biyolojik ajandan di�erine ge�ilirken dikkatli olunmal� ve hastalar izlenmeye devam edilmelidir ��nk� ila�lar�n biyolojik aktivitelerinin �rt��mesi enfeksiyon dahil istenmeyen reaksiyonlar�n riskini daha da artt�rabilir.
A��lamalar
Hastalar�n, m�mk�nse REMS�MA tedavisi ba�lanmadan �nce, t�m a��lar�n�n g�ncel a��lama k�lavuzlar�na uygun �ekilde tamamlanmas� tavsiye edilmektedir. �nfliximab kullanan hastalara, e�zamanl� olarak canl� a��lar haricindeki di�er a��lar yap�labilir (bkz. B�l�m 4.5 ve B�l�m 4.6).
ASPIRE �al��mas�nda, romatoid artritli 90 yeti�kin hastan�n olu�turdu�u bir alt grupta, her tedavi grubunda (metotreksat art�: plasebo [n = 17], 3 mg/kg infliximab [n = 27] veya 6 mg/kg infliximab [n = 46]) benzer oranda hastan�n polivalan pn�mokok a��s�na kar�� titreleri efektif olarak iki-kat artm��t�r, bu da infliximab�n T-h�creden ba��ms�z h�moral imm�n yan�tlar ile etkile�medi�ine i�aret etmektedir. Ancak, �e�itli endikasyonlarda (�rn. romatoid artrit, ps�riyazis, Crohn hastal���) yay�nlanm�� �al��malar, infliximab dahil anti-TNF terapi ile tedavi esnas�nda uygulanan canl� olmayan a��lar�n, anti-TNF terapi uygulanmayan hastalardakine k�yasla, daha d���k seviyede imm�n yan�t ortaya ��kard���n� �nermektedir.
Canl� a��lar/terap�tik enfeksiyon ajanlar�
Anti-TNF tedavisi alan hastalarda, canl� a��lar ile a��lamaya kar�� hastalar�n cevab� veya canl� a��lar�n uygulanmas�yla sekonder enfeksiyon bula�mas�na dair s�n�rl� veri vard�r. Canl� a��lar�n kullan�m� dissemine enfeksiyonlar dahil klinik enfeksiyonlara yol a�abilir. Canl� a��lar�n infliximab ile e� zamanl� olarak uygulanmas� �nerilmemektedir.
�nfliximaba rahim i�indeyken maruz kalan bebeklerde, do�umdan sonra Bacillus Calmette- Guérin (BCG) a��s�n�n uygulanmas�ndan sonra dissemine BCG enfeksiyonuna ba�l� �l�mc�l
sonu� bildirilmi�tir. �nfliximaba rahim i�indeyken maruz kalan bebeklere canl� a��lar uygulanmadan �nce, do�umdan sonra en az alt� ay beklenmesi tavsiye edilir (bkz. B�l�m 4.6).
Canl� zay�flat�lm�� bakteriler gibi (�rne�in, kanser tedavisi i�in BCG'nin mesane instilasyonu), terap�tik enfeksiyon ajanlar�n�n di�er kullan�mlar� yay�lm�� enfeksiyonlar da dahil olmak �zere klinik enfeksiyonlara neden olabilir. Terap�tik enfeksiyon ajanlar�n�n infliximab ile e� zamanl� verilmemesi tavsiye edilmektedir.
Otoimm�n S�re�ler
Anti-TNF tedavi sonucunda ortaya ��kan g�receli TNFα yetmezli�i, otoimm�n bir s�recin ba�lamas�na neden olabilir. E�er bir hastada infliximab tedavisinden sonra lupus benzeri sendromu and�ran semptomlar geli�irse ve hasta �ift-sarmall� DNA'ya kar�� antikorlar y�n�nden pozitif ise, tedavi kesilmelidir (bkz. B�l�m 4.8).
N�rolojik Olaylar
�nfliximab dahil olmak �zere TNF blok�r ajanlar�n kullan�m�, multipl skleroz gibi santral sinir sistemi demiyelinizan bozukluklar�n ve Guillain-Barré sendromu gibi periferik demiyelinizan bozukluklar�n klinik semptomlar�n�n ba�lad��� veya �iddetlendi�i vakalar ve/veya bu bozukluklara dair radyolojik kan�tlar ile ili�kilendirilmi�tir. �nceden beri mevcut olan veya yak�n tarihte ba�layan demiyelinizan bozukluklar� olan hastalarda infliximab tedavisine ba�lamadan �nce anti-TNF tedavisinin yararlar� ve riskleri dikkatle de�erlendirilmelidir. S�z konusu bozukluklar geli�ti�inde infliksimab tedavisinin kesilmesi d���n�lmelidir.
Maligniteler ve Lenfoproliferatif Bozukluklar
TNF blok�r ajanlarla yap�lan klinik �al��malar�n kontroll� b�l�mlerinde, kontrol hastalar�yla kar��la�t�r�ld���nda, bir TNF-blok�r ila� alan hastalar aras�nda lenfomay� da i�eren daha fazla malignite vakas� g�zlemlenmi�tir. �nfliximab ile onaylanm�� t�m endikasyonlarda y�r�t�len klinik ara�t�rmalarda, infliximab ile tedavi edilen hastalarda lenfoma olu�umu seyrek fakat lenfoma insidans� genel pop�lasyonda beklenenden daha y�ksek bulunmu�tur. Pazarlama sonras� d�nemde bir TNF-antagonistiyle tedavi edilen hastalarda l�semi vakalar� rapor edilmi�tir. Uzun s�redir devam eden, y�ksek d�zeyde aktif enflamatuvar hastal��� olan romatoid artritli hastalarda, risk de�erlendirmesini zorla�t�ran artm�� l�semi ve lenfoma riski ge�mi�i vard�r.
Orta derecede - �iddetli kronik obstr�ktif akci�er hastal��� (KOAH) olan hastalarda infliximab kullan�m�n�n de�erlendirildi�i bir klinik �al��mada, infliximab ile tedavi edilen hastalarda kontrol grubuyla kar��la�t�r�ld���nda daha fazla malignite bildirilmi�tir. T�m hastalarda yo�un sigara kullan�m� �yk�s� vard�. Yo�un sigara kullan�m� nedeniyle malignite riski artm�� durumdaki hastalarda tedavi d���n�l�rken dikkatli olunmal�d�r.
Mevcut bilgilere g�re, bir TNF-blok�r ajanla tedavi edilen hastalarda lenfoma veya di�er malignitelerin geli�imi i�in risk d��lanamaz (bkz. B�l�m 4.8). Malignite �yk�s� olan hastalarda, TNF-blok�r bir ila�la tedavi d���n�l�rken ya da malignite geli�en hastalarda tedavinin devam ettirilmesi d���n�l�rken dikkatli davran�lmal�d�r.
Yo�un imm�nosupresan tedavi veya uzun s�reli PUVA tedavisi hikayesi olan ps�riyazisli hastalarda da dikkatli olunmal�d�r.
Pazarlama sonras� d�nemde infliximab dahil TNF-blok�r ajanlarla tedavi edilen (tedavi ba�lang�c�nda ya� ≤18) �ocuklar, adolesanlar ve gen� yeti�kinlerde (22 ya��na kadar), �l�mc�l
olan maligniteler bildirilmi�tir. Bu seyrek vakalar�n yakla��k yar�s�n� lenfomalar olu�turmu�tur. Di�er vakalar farkl� malignitelerin �e�itli tiplerini temsil etmi� ve genellikle ba����kl���n bask�lanmas�yla ili�kili nadir g�r�len maligniteleri i�ermi�tir. TNF-blok�rler ile tedavi edilen hastalarda malignite geli�imi riski d��lanamaz.
�nfliximab dahil TNF-blok�r ajanlarla tedavi edilen hastalarda pazarlama sonras� d�nemde hepatosplenik T-h�creli lenfoma (HSTHL) vakalar� bildirilmi�tir. Bu seyrek g�r�len T-h�creli lenfoma tipi �ok agresif bir seyre sahip olup �o�unlukla �l�mc�ld�r. Bu hastalar�n neredeyse t�m� infliximabdan hemen �nce veya infliximab ile e� zamanl� olarak AZA veya 6-MP tedavisi alm��t�r. �nfliximab ile g�r�len vakalar�n b�y�k k�sm� Crohn hastal��� veya �lseratif koliti olan hastalarda ortaya ��km�� ve �o�unlukla adolesan veya gen� yeti�kin erkeklerde bildirilmi�tir. AZA veya 6-MP ile infliximab kombinasyonunun potansiyel riski dikkatle de�erlendirilmelidir. �nfliximab ile tedavi edilen hastalarda hepatosplenik T-h�creli lenfoma geli�me riski d��lanamaz (bkz. B�l�m 4.8).
�nfliximab dahil TNF-blok�r tedavisi uygulanan hastalarda melanoma ve Merkel h�creli karsinoma bildirilmi�tir (bkz. B�l�m 4.8). T�m hastalara, �zellikle de cilt kanseri i�in risk fakt�rlerine sahip hastalara periyodik cilt muayenesi �nerilir.
�sve� Ulusal Sa�l�k kay�t sistemlerindeki verilerin kullan�ld��� bir topluma dayal� geriye d�n�k kohort �al��mas�, infliximab ile tedavi edilen romatoid artritli kad�nlarda servikal kanser insidans�nda, daha �nce biyolojik ajanlar kullanmam�� hastalara veya 60 ya� �zeri ki�iler dahil, genel pop�lasyona g�re art�� saptam��t�r. 60 ya� �zeri hastalar dahil, infliximab kullanan kad�nlarda , periyodik servikal kanser taramas�na devam edilmelidir.
Displazi veya kolon karsinomu i�in artm�� riske sahip (�rne�in, uzun s�redir �lseratif koliti veya primer sklerozan kolanjiti olan hastalar) ya da displazi veya kolon kanseri �yk�s� olan t�m �lseratif kolit hastalar�, tedavi �ncesi veya hastal�klar�n�n seyri boyunca displazi a��s�ndan d�zenli aral�klarla taranmal�d�r. Bu de�erlendirmelerde lokal �nerilere g�re kolonoskopi ve biyopsiler, mutlaka yer almal�d�r. G�ncel veriler infliximab tedavisinin displazi veya kolon kanseri geli�mesi riskini etkiledi�ini g�stermemektedir (bkz. B�l�m 4.8).
�nfliximab ile tedavi edilen, yeni tan� konulmu� displazi hastalar�ndaki kanser riskinin artma olas�l��� belirlenmemi� oldu�undan, tedaviye devam edilmesinin riskleri ve faydalar� her hasta i�in bireysel olarak hekim taraf�ndan de�erlendirilmelidir.
TNF-blok�rlerinin kullan�m�na ba�l� olarak l�semi-kan kanseri (Akut myeloid l�semi, kronik lenfositik l�semi ve kronik myeloid l�semi) geli�ti�i bildirilmi�tir.
Kalp Yetmezli�i
�nfliximab hafif derecede kalp yetmezli�i (NYHA-s�n�f I/II) olan hastalarda dikkatle kullan�lmal�d�r. Hastalar yak�ndan takip edilmeli ve yeni kalp yetmezli�i semptomlar� geli�mesi ya da semptomlar�n k�t�le�mesi durumunda infliximab kesilmelidir (bkz. B�l�m 4.3 ve B�l�m 4.8).
Hematolojik reaksiyonlar
�nfliximab dahil olmak �zere TNF-blok�rleri alan hastalarda pansitopeni, l�kopeni, n�tropeni ve trombositopeni rapor edilmi�tir. T�m hastalara kan diskrazilerini akla getiren semptom ve i�aretleri fark ettiklerinde (�rn., inat�� ate�, morluklar, kanama, ciltte solukluk) derhal bir
hekime ba�vurmalar� s�ylenmelidir. Do�rulanm��, �nemli hematolojik anormallikleri olan hastalarda infliximab tedavisinin kesilmesi d���n�lmelidir.
Di�er
Artroplasti dahil cerrahi prosed�rler uygulanan hastalarda infliximab tedavisinin g�venlilik deneyimi s�n�rl�d�r. Cerrahi bir prosed�r planlan�rken infliximab�n uzun yar�lanma �mr� dikkate al�nmal�d�r. �nfliximab alan bir hasta cerrahi operasyona ihtiya� duyarsa, hasta enfeksiyonlar y�n�nden yak�ndan izlenmeli ve uygun �nlemler al�nmal�d�r.
Crohn hastal��� tedavisine yan�t al�namamas�; cerrahi tedavi gerektiren, fikse fibrotik bir strikt�r varl���na i�aret ediyor olabilir. �nfliximab�n fibrotik strikt�rlere neden oldu�una veya mevcut strikt�rleri k�t�le�tirdi�ine dair kan�t bulunmamaktad�r.
�zel pop�lasyonlar
Geriyatrik pop�lasyon
Ya�l� hastalar (≥65 ya�)
65 ya� alt�ndaki hastalara k�yasla, infliximab ile tedavi edilen 65 ya� ve �zeri hastalarda ciddi enfeksiyonlar�n insidans� daha y�ksek bulunmu�tur. Bu enfeksiyonlar�n baz�lar� �l�mle sonu�lanm��t�r. Ya�l� hastalar tedavi edilirken enfeksiyon riskine �zellikle dikkat edilmelidir (bkz. B�l�m 4.8).
Pediyatrik pop�lasyon
Enfeksiyonlar
Klinik �al��malarda pediyatrik hastalarda enfeksiyonlar yeti�kin hastalara k�yasla daha y�ksek oranda bildirilmi�tir (bkz. B�l�m 4.8).
A��lamalar
Pediyatrik hastalar�n m�mk�nse infliximab tedavisi ba�lanmadan �nce t�m a��lar�n�n g�ncel a��lama k�lavuzlar�na uygun �ekilde tamamlanmas� tavsiye edilmektedir. �nfliximab kullanan pediyatrik hastalara, e�zamanl� olarak canl� a��lar haricindeki di�er a��lar yap�labilir (bkz. B�l�m 4.5 ve B�l�m 4.6).
Maligniteler ve lenfoproliferatif bozukluklar
Pazarlama sonras� d�nemde infliximab dahil TNF-blok�r ajanlarla tedavi edilen (tedavi ba�lang�c�nda ya� ≤18) �ocuklar, adolesanlar ve gen� yeti�kinlerde (22 ya��na kadar), �l�mc�l olan maligniteler bildirilmi�tir. Bu vakalar�n yakla��k yar�s�n� lenfomalar olu�turmu�tur. Di�er vakalar farkl� malignitelerin �e�itli tiplerini temsil etmi� ve genellikle ba����kl���n bask�lanmas�yla ili�kili seyrek g�r�len maligniteleri i�ermi�tir. TNF-blok�rler ile tedavi edilen �ocuk ve adolesanlarda malignite geli�imi riski d��lanamaz.
�nfliximab dahil TNF-blok�r ajanlarla tedavi edilen hastalarda pazarlama sonras� d�nemde seyrek hepatosplenik T-h�creli lenfoma vakalar� bildirilmi�tir. Bu seyrek g�r�len T-h�creli lenfoma tipi �ok agresif bir seyre sahip olup �o�unlukla �l�mc�ld�r. Bu hastalar�n neredeyse t�m� infliximabdan hemen �nce veya infliximab ile e� zamanl� olarak AZA veya 6-MP tedavisi alm��t�r. �nfliximab ile g�r�len vakalar�n b�y�k k�sm� Crohn hastal��� veya �lseratif koliti olan hastalarda ortaya ��km�� ve �o�unlukla adolesan veya gen� yeti�kin erkeklerde bildirilmi�tir. AZA veya 6-MP ile infliximab kombinasyonunun potansiyel riski dikkatle de�erlendirilmelidir. �nfliximab ile tedavi edilen hastalarda hepatosplenik T-h�creli lenfoma geli�me riski d��lanamaz (bkz. B�l�m 4.8).
Bu t�bbi �r�n her dozunda 1 mmol (23 mg)'dan az sodyum ihtiva eder; yani esas�nda “sodyum i�ermedi�i” kabul edilebilir. Ancak REMS�MA sodyum klor�r 9 mg/ml (%0,9) i�inde seyreltilir. Bu durum kontroll� sodyum diyetinde olan hastalar i�in g�z �n�nde bulundurulmal�d�r (bkz. B�l�m 6.6).