Bu bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır. Tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Her zaman yetkili bir sağlık uzmanına danışın.
OTC
NORADRENALINA B. BRAUN
INN: NORADRENALINA B. BRAUN
Data updated: 2026-04-11
Mevcut ülkeler:
🇩🇪🇬🇧🇪🇸🇵🇱🇵🇹🇹🇷
Form
—
Dozaj
—
Uygulama Yolu
—
Saklama Koşulları
—
Bu Ürün Hakkında
User Reviews
Reviews reflect personal experiences and are not medical advice. Always consult your doctor.
Üretici
B Braun Medical S.A. (ES)
Kaynak
CIMA_ES
Majör depresif bozukluk,majör depresyonveyaklinik depresyon, en az iki hafta boyunca, farklı türden günlük hadise ve tecrübeler karşısında, sabit bir şekilde düşük ruh halinde bulunulması ile karakterize edilen birzihinsel hastalıktır.Hastalık,tıbbiteşhisiancak bir uzman tarafından konulabilecek bir hastalıktır. Hastalık, halk arasında kullanılandepresif olmadurumu ile alakalı olmayıp, bu ruh hallerinden her yönden ve tamamen ayrılan bir hastalık türüdür.
Majör depresif bozukluk, bireyin uzun süreli ve yoğun bir şekilde çökkün ruh hali yaşadığı, günlük aktivitelerden zevk alamadığı ve enerji kaybı gibi belirtiler gösterdiği bir ruhsal sağlık durumudur. Bu bozukluk, en az iki hafta süren kalıcı bir üzüntü, umutsuzluk ve değersizlik hissi ile karakterizedir. Ayrıca, iştah ve uyku düzeninde değişiklikler, konsantrasyon zorluğu ve intihar düşünceleri gibi belirtiler de görülebilir. Majör depresif bozukluk, bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir ve tedavi için terapi veya ilaç müdahalesi gerekebilir.
Hastalığın getirdiği düşük ruh hali durumuna, sıklıkla, düşükbenlik saygısı, önceden keyif alınan aktivitelerdenhaz yitimi, düşük enerji ve sebebi belirsizacıduyma hissi eşlik eder.Yanı sıra, hasta kimse, zaman zamanyanlış inançlaraya daherhangi bir uyarıcı olmaksızın bir sanının varlığına dair inanışlarakapılabilir.Kimi hastalar, sağlıklı geçen yıllar ile ayrılmış depresyon periyotları halinde hastalığı tecrübe ederken, geri kalan kısım hastalar, hastalık semptomlarını hemen hemen sürekli bir şekilde gösterirler.Majör depresif bozukluk, hasta kimsenin kişisel, mesleki veya öğrenim yaşamı ile uyku düzeni/kalitesi, yeme-içme alışkanlıkları ve genel sağlık durumunu olumsuz yönde etkiler.Majör depresyon bozukluğuna sahip yetişkin hastaların %2-7'siintiharile yaşamını kaybetmektedir.Buna ek olarak, intihar eden kimselerin yaklaşık %60'ı depresyon ya da bir diğerduygudurum bozukluğundanmuzdariptir.
Hastalığın ana sebebiningenetik, çevresel ve fizyolojik faktörlerin bir kombinasyonu olduğu düşünülmektedir.Risk faktörleri arasında, aile geçmişinde hastalığa rastlanılması, önemli ve büyük hayat değişiklikleri, birtakım ilaçlar, kronik sağlık sorunları ve madde bağımlılığı bulunmaktadır.Riskin yaklaşık %40'ının genetik ile alakalı olduğu belirtilmektedir.
Majör depresif bozukluk teşhisi, meselenin odağındaki kimsenin rapor ettiği tecrübeler veakli durum muayenesinegöre yapılmaktadır.Hastalık teşhisi için herhangi bir laboratuvar testi yoktur. Fakat, laboratuvar testleri, aynı hastalık belirtilerine sebep olan diğer fiziksel durumların teşhis sürecinde elenmesi için kullanılabilmektedir.Majör depresif bozukluk, hayatın normal bir parçası olan ve daha düşük bir kuvvettekiüzüntüduygusundan ayrı görülmelidir.Amerika Birleşik Devletleri Preventive Services Task Force (USPSTF),12 yaş üzeri bireyler için hastalık taramasının yapılmasını önermekte iken,Cochrane review, taramanın gerekliliği için yetersiz kanıt olduğu görüşünü iletmiştir.
Genellikle, hasta kimseler,psikoterapikrehberlik veantidepresanilaç kullanımı ile tedavi edilmektedir.İlaç kullanımının etkiye sahip olduğu belirtilse de, bu etki sadece hastalıktan yüksek bir düzeyde muzdarip olan kimseler için önemli olabilmektedir.İlaç tedavisinin, intihar riski üzerine olan etkisi belirsizdir.Terapi yöntemleri arasındabilişsel davranışçı terapi(cognitive behavioral therapy - CBT) vekişilerarası terapi(interpersonal terapi) bulunur.Bu yöntemlerin etkili olmadığı durumlardaelektrokonvülsif terapiyebaşvurulabilmektedir.Hastaneye yatırılma, hasta kimsenin kendisine zarar verebilme ihtimalinin yüksek olduğu hallerde, nadiren ilgili kimsenin iradesine karşı zorla olacak şekilde, gerçekleştirilebilmektedir.
Majör depresif bozukluğun 2013 yılında yaklaşık 253 milyon (3.6%) bireyi etkilediği tahmin edilmektedir.Hayatının en az bir döneminde bu hastalıktan etkilenmiş insanların oranı değişiklik göstermektedir; örneğin Japonya'da toplumun %7'si muzdarip iken Fransa'da bu oran %21'dir.Hastaların ortalama ömür süresigelişmiş ülkelerde(%15)gelişmekte olan ülkeleregöre (%11) daha uzundur.Hastalık, süre bakımından,bel ağrısındansonra en uzun süre tecrübe edilen rahatsızlıktır.
En yaygın olarak, hastalığa ilk tutulma dönemi, bir kimsenin 20'li ve 30'lu yaşlarına denk geldiği belirtilmektedir. Hasta kadın birey sayısı, hasta erkek birey sayısının yaklaşık iki katıdır.American Psychiatric Association, "majör depresif bozukluk"u, 1980'deDiagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders(DSM-III)'e eklemiştir.Bu sürüm ile hastalık, günümüzdedistimik bozuklukveuyum bozukluğuolarak tanımlanmış hastalıkların belirtilerini de kapsayan, DSM-II'de tanımlanmış olandepresif nörozhastalığından ayrı olarak tanımlanmıştır.An itibarı ile hasta olan ya da önceden hastalanmış bireylersosyal stigmayamaruz kalabilmektedir.