⚠️ Uyarılar
Uyar�lar:
Anafilaktoid ve benzeri reaksiyonlar
Muhtemelen ADE inhibit�rlerinin endojen bradikinin de dahil eikosanoidlerin ve polipeptidlerin metabolizmas�n� etkilemelerinden dolay� ADE inhibit�rlerini (benazepril dahil) alan hastalar, baz�lar� ciddi olan, �ok �e�itli advers reaksiyonlar ya�ayabilirler.
Anjio�dem
Benazepril dahil, ADE inhitib�rleriyle tedavi edilen hastalarda y�z, dudaklar, dil, glotis ve larinkste anjio�dem bildirilmi�tir. B�yle belirtiler g�r�ld���nde C�BADREX kullan�m� derhal sonland�r�larak belirti ve semptomlarda tamamen ve s�rekli bir d�zelme oluncaya kadar hastaya uygun tedavi yap�lmal� ve hasta takip edilmelidir. �i�me sadece y�z ve dudaklarda oldu�unda, genellikle kendili�inden veya antihistaminik tedavisi ile ge�er ancak, larinks �demi ile birlikte anjio�dem �ld�r�c� olabilir. Dil, glotis veya larinksin de �deme kat�lmas� halinde uygun tedavi, yani subk�tan adrenalin 1:1.000 ��zeltisi (1:1.000 lik ��zeltiden 0,3-0,5 mL) derhal uygulanmal� ve/veya hava yolunun a��k kalmas�n� sa�layacak �nlemler al�nmal�d�r. ADE inhibit�rleri ile tedavide anjio�dem g�r�lme s�kl���n�n Afrika k�kenli siyah �rktan olan hastalarda siyah �rktan olmayanlara g�re daha y�ksek oldu�u bildirilmi�tir.
ADE inhibit�rlerinin sakubitril/valsartan ile birlikte kullan�m�, anjiyo�dem riskindeki art�� nedeniyle kontrendikedir. C�BADREX tedavisinin son dozunu ald�ktan sonra en az 36 saat ge�meden sakubitril/valsartan ile tedaviye ba�lanmamal�d�r. Sakubitril/valsartan tedavisinin son dozunu ald�ktan sonra en az 36 saat ge�meden C�BADREX ile tedaviye ba�lanmamal�d�r (bkz. B�l�m 4.3 ve 4.5).
Rasekadotril, rapamisinin mekanistik hedefi (mTOR) inhibit�rleri (�rne�in; sirolimus, everolimus, temsirolimus)vevildagliptinilebirlikteADE inhibit�rlerinin kullan�lmas�,
anjiyo�dem riskinin artmas�na neden olabilmektedir (�rne�in; solunum yetmezli�i ile birlikte veya olmadan solunum yollar�n�n veya dilin �i�mesi) (bkz. B�l�m 4.5).
Halihaz�rda bir ADE inhibit�r� almakta olan hastaya rasekadotril, mTOR inhibit�rleri (�rne�in; sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin ba�lan�rken dikkatli olunmal�d�r.
Duyars�zla�t�rma s�ras�nda anafilaktoid reaksiyonlar
ADE inhibit�r� al�rken Himenoptera zehiri (e�ek ar�s� zehiri) ile duyars�zla�t�rma tedavisi uygulanan iki hastada hayat� tehdit edici anafilaktoid reaksiyonlar g�r�lm��t�r. Ayn� hastalarda ADE inhibit�rleri ge�ici olarak kesildi�inde bu reaksiyonlar �nlenmi�tir.
Membrana temas s�ras�nda anafilaktoid reaksiyonlar
ADE inhibit�rleri al�rken y�ksek ak�� membranlar� ile diyaliz uygulanan hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmi�tir. Anafilaktoid reaksiyonlar dekstran s�lfat absorpsiyonu ile d���k yo�unluklu lipoprotein aferezi uygulanan hastalarda da bildirilmi�tir.
Semptomatik hipotansiyon
Di�er ADE inhibit�rleriyle oldu�u gibi C�BADREX ile de nadiren, �zellikle uzun s�reli di�retik tedavisi, tuz k�s�tlay�c� diyet, diyaliz, diyare veya kusma sonucu, hacim veya tuz eksikli�i olan hastalarda, semptomatik hipotansiyon g�zlenmi�tir. C�BADREX ile tedaviye ba�lamadan �nce hacim ve/veya tuz eksikli�i d�zeltilmelidir.
C�BADREX, di�er antihipertansifleri kullanmakta olan hastalara dikkatle verilmelidir. C�BADREX'in tiyazid bile�eni, di�er antihipertansif ila�lar�n etkisini g��lendirebilir. Hipotansiyon geli�ecek olursa, hasta s�rt�st� yatar duruma getirilmeli ve gerekirse intraven�z serum fizyolojik uygulanmal�d�r. Kan bas�nc� ve hacmi normale d�nd�kten sonra, C�BADREX tedavisine devam edilebilir.
�iddetli konjestif kalp yetmezli�i hastalar�nda ADE inhibit�r� ile tedavi olig�ri ve/veya ilerleyen azotemi ve (nadiren) akut renal yetmezlik ile ili�kili olabilen a��r� hipotansiyona neden olabilir. B�yle hastalarda tedavi yak�n t�bbi g�zetim alt�nda ba�lat�lmal� ve hastalar tedavinin ilk iki haftas�nda ve benazepril veya di�retik dozu art�r�ld���nda yak�ndan izlenmelidir.
B�brek fonksiyon bozuklu�u
C�BADREX, b�brek fonksiyon bozuklu�u olan hastalarda dikkatle kullan�lmal�d�r. Tiyazidler, bu gibi hastalarda azotemiye zemin haz�rlayabilir ve tekrarlanan dozlar�n etkisi, k�m�latif olabilir. Renin-anjiotensin sistemi benazepril etkisiyle inhibe edilince, duyarl� kimselerde b�brek fonksiyon de�i�iklikleri g�r�lebilir. B�brek fonksiyonu renin-anjiotensin sistemine ba��ml� olan �iddetli konjestif kalp yetmezli�i vakalar�nda benazepril dahil ADE inhibit�r� tedavisine olig�ri ve/veya ilerleyici azotemi ve nadiren akut b�brek yetmezli�i e�lik edebilir.
de�i�iklikler, benazepril veya di�retik tedavisinin ya da her ikisinin dozaj�n�n azalt�lmas� veya b�rak�lmas� �zerine d�zelmi�tir. Bu gibi hastalar C�BADREX ile tedavi edilecek olursa, tedavinin ilk haftalar�nda b�brek fonksiyonunun izlenmesi gerekir.
Benazepril kullanan ve daha �nce belirgin herhangi bir renal vask�ler hastal��� olmayan baz� hipertansif hastalarda, �zellikle benazeprilin bir di�retikle birlikte kullan�lmas� durumunda kan �re azotunda ve serum kreatinin d�zeylerinde genellikle k���k �l�ekte ve ge�ici y�kselmeler g�zlenmi�tir. Bu t�r hastalarda C�BADREX dozunun azalt�lmas� veya kesilmesi gerekebilir. Hipertansif hastalar�n de�erlendirilmesi s�ras�nda b�brek fonksiyonu da, mutlaka g�z �n�nde bulundurulmal�d�r (bkz. B�l�m 4.2 ve 4.3).
Agran�lositoz/n�tropeni
Bir ADE inhibit�r� olan kaptoprilin agran�lositoz ve kemik ili�i depresyonuna neden oldu�u g�sterilmi�tir; bu t�r etkiler sistemik eritemat�z lupus veya skleroderma gibi kolajen-vask�ler hastal��� bulunan b�brek yetmezli�i hastalar�nda, daha s�k olarak bildirilmi�tir. Benazeprilin benzer s�kl�kta agran�lositoza neden olup olmad���n� g�steren yeterli bilgi bulunmamaktad�r. Kolajen vask�ler hastal��� olan hastalarda, �zellikle renal fonksiyon yetmezli�inin e�lik etmesi durumunda l�kosit say�s�n�n izlenmesi d���n�lmelidir.
Hepatit ve karaci�er yetmezli�i
ADE inhibit�rleri ile tedavi edilen hastalarda, mekanizmas� bilinmeyen, bazen �l�mc�l, �o�u kolestatik hepatit ve baz� akut karaci�er yetmezli�i vakalar� olmak �zere, hepatit vakalar� nadiren bildirilmi�tir. ADE inhibit�rleri al�rken hepatit geli�en veya karaci�er enzimlerinde belirgin y�kselme olan hastalar ADE inhibit�rlerini kesmeli ve yak�n t�bbi g�zetim alt�nda tutulmal�d�rlar.
Karaci�er fonksiyon bozuklu�u
S�v� ve elektrolit dengesindeki min�r de�i�ikliklerin karaci�er komas�n� h�zland�rabilmesi nedeniyle C�BADREX, karaci�er fonksiyonu bozuk veya ilerleyici karaci�er rahats�zl��� olan hastalarda dikkatle kullan�lmal�d�r.
Sistemik lupus eritematozus
Tiyazid grubu di�retiklerin sistemik lupus eritematozusu �iddetlendirebildi�i veya aktive edebildi�i bildirilmi�tir.
Koroidal ef�zyon, akut miyopi ve sekonder a�� kapanmas� glokomu
S�lfonamid ve s�lfonamid t�revi ila�lar g�r�� alan�nda bozukluk ile seyreden koroidal ef�zyon, akut miyopi ve akut a�� kapanmas� glokomu ile sonu�lanan idiyosinkratik reaksiyona sebep olabilir. Semptomlar,
a
kut ba�lang��l� g�r�� keskinli�inde azalma veya ok�ler a�r�y� i�erir ve genellikle ilaca ba�lad�ktan sonra saatler ila haftalar i�erisinde ortaya ��kar. Tedavi edilmeyen akut a�� kapanmas� glokomu kal�c� g�rme kayb�na sebep olabilir. Primer tedavi, ila� al�m�n� m�mk�n olan en h�zl� �ekilde kesmektir. �ntraok�ler bas�n� kontrol alt�na al�nmazsa, acil t�bbi ve cerrahi tedaviler d���n�lebilir. Akut a�� kapanmas� glokomu i�in risk fakt�rleri, s�lfonamid veyapenisilinalerji�yk�s�n�i�erebilir.
Akut solunum toksisitesi
Hidroklorotiyazid ald�ktan sonra akut solunum s�k�nt�s� sendromu (ARDS) dahil olmak �zere �ok seyrek olarak ciddi akut solunum toksisitesi vakalar� bildirilmi�tir. Pulmoner �dem tipik olarak hidroklorotiyazid al�m�ndan sonra dakikalar ila saatler i�inde geli�ir. Ba�lang��ta semptomlar dispne, ate�, pulmoner bozulma ve hipotansiyonu i�erir. ARDS te�hisinden ��pheleniliyorsa, C�BADREX kesilmeli ve uygun tedavi verilmelidir. Hidroklorotiyazid al�m�n� takiben daha �nce ARDS ya�ayan hastalara hidroklorotiyazid uygulanmamal�d�r.
�nlemler:
Serum elektrolit de�i�iklikleri
Benazepril dahil ADE inhibit�rleri ile tedavi s�ras�nda serum potasyum d�zeylerinin, nadiren de olsa y�kselebildi�i g�zlenmi�tir. Aldosteron sal�n�m�n� inhibe ettikleri i�in ADE inhibit�rleri hiperkalemiye neden olabilmektedir. Etki, b�brek fonksiyonu normal olan hastalarda genellikle anlaml� de�ildir. Bununla birlikte, b�brek fonksiyon bozuklu�u olan hastalarda ve/veya potasyum takviyesi (tuz ikameleri dahil), potasyum tutucu di�retikler, trimetoprim/sulfametoksazol olarak da bilinen trimetoprim veya ko-trimoksazol ve �zellikle aldosteron antagonistleri veya anjiotensin resept�r blokerleri alan hastalarda hiperkalemi meydana gelebilmektedir. Potasyum tutucu di�retikler ve anjiyotensin resept�r blokerleri, ADE inhibit�rleri alan hastalarda dikkatle kullan�lmal� ve serum potasyum ve b�brek fonksiyonlar� izlenmelidir (bkz. B�l�m 4.5). Tiyazid grubu di�retik tedavisine hipokalemi, hiponatremi ve hipokloremik alkaloz e�lik etmi�tir. Bu bozukluklar bazen a��z kurulu�u, susuzluk, dermans�zl�k, uyu�ukluk, sersemleme, huzursuzluk, kas a�r�lar� veya kramplar�, kas yorgunlu�u, hipotansiyon, olig�ri, ta�ikardi ve bulant� semptomlar�ndan birine veya birka��na neden olabilir. Hipokalemi ayr�ca kalbin digitalisin toksik etkisine kar�� duyarl� duruma ge�mesine veya bu konuda mevcut duyarl���n �iddetlenmesine neden olabilir. Hipokalemi riski en �ok karaci�er sirozu vakalar�nda, h�zla di�rez geli�en hastalarda, oral yoldan yeterli elektrolit alamayanlarda ve birlikte kortikosteroid ya da adrenokortikotropik hormon (ACTH) kullanmakta olanlarda s�z konusudur. Herhangi bir elektrolit dengesi bozuklu�unun farkedilebilmesi i�in serum elektrolitleri ba�lang��ta ve daha sonra da d�zenli aral�klarla �l��lmelidir.
Tiyazid grubu di�retikler, v�cuttan at�lan kalsiyum miktar�n� azalt�r. Bu di�retikleri uzun s�re kullanan birka� hastada hiperkalsemi ve hipofosfatemiyle birlikte patolojik paratiroid bezi de�i�iklikleri g�zlenmi�tir. Hiperkalsemi geli�irse, bunun nedenini ortaya ��karmak gerekir. Hiperparatiroidizmin genellikle rastlanan komplikasyonlar� olan b�brek ta��, kemik rezorpsiyonu ve peptik �lserasyon, bu hastalarda g�r�lmemi�tir.
Tiyazid grubu di�retikler idrara ��kan magnezyum miktar�n� art�rarak hipomagnezemiye neden olabilir.
Di�er metabolik bozukluklar
Diyabetik hastalarda tiyazid tedavisi glukoz tolerans�n� d���rebilir. �ns�lin veya oral hipoglisemik ajanlar�n dozunun ayarlanmas� gerekebilir. Diabetes mellitus, tiyazid tedavisi s�ras�nda belirgin hale gelebilir.
Kan glukoz seviyesinde b�y�k dalgalanmalardan ka��nmak gerekti�inden ve glisemi semptomlar� maskelenebildi�inden, diabetes mellitus rahats�zl��� olan hastalar�n dikkatle izlenmesi gerekmektedir.
Kolesterol ve trigliserid d�zeylerinde art��lar tiyazid di�retik tedavisiyle ili�kilendirilmi�tir; ancak 12,5 mg dozunda minimal veya herhangi bir etki bildirilmemi�tir. Tiyazid tedavisi alan baz� hastalarda hiper�risemi veya gut ata�� olu�abilir.
�ks�r�k
ADE inhibit�rleri ile tedavide, muhtemelen endojen bradikinin par�alanmas�n�n inhibisyonuna ba�l� olarak, kuru, inat�� �ks�r�k bildirilmi�tir. Bu �ks�r�k genellikle tedavinin kesilmesiyle ge�er. �ks�r���n ay�rt edici te�hisinde, ADE inhibit�r�n�n neden oldu�u �ks�r�k dikkate al�nmal�d�r.
Cerrahi/anestezi
Hastan�n bir ADE inhibit�r� ald��� cerrahi giri�im �ncesi anesteziste bildirilmelidir. Anestezi esnas�nda hipotansiyona neden olan ila�larla birlikte ADE inhibit�rlerinin verilmesi, dengeleyici renin sal�nmas�na sekonder olarak anjiotensin II'nin olu�umunu durdurabilirler. Bu mekanizmaya ba�l� hipotansiyon iyile�tirilmelidir: S�v� replasman tedavisi gibi.
Aortik veya mitral stenoz
ADE inhibit�rleri dahil di�er t�m vazodilat�rlerle oldu�u gibi, aortik veya mitral stenozu olan hastalarda �ok dikkatli olmal�d�r.
Melanom d��� cilt kanseri
Danimarka Ulusal Kanser Kay�tlar�na dayanarak yap�lan iki epidemiyolojik �al��mada; artan k�m�latif hidroklorotiyazid maruziyeti ile melanom d��� cilt kanseri [bazal h�creli karsinom ve skuam�z h�creli karsinom] riskinde art�� g�zlenmi�tir. Hidroklorotiyazidin fotosensitivite yap�c� etkisi melanom d��� cilt kanserinde olas� bir mekanizma olarak rol oynayabilir.
Hidroklorotiyazid alan hastalar melanom d��� cilt kanseri riski hakk�nda bilgilendirilmeli ve yeni lezyonlar i�in ciltlerini d�zenli olarak kontrol etmeleri ve ��pheli deri lezyonlar�n� derhal bildirmeleri �nerilmelidir. Hastalara deri kanseri riskini minimum d�zeye indirmek �zere g�ne� ����� ve UV ���n� maruziyetini s�n�rland�rmalar� ve maruziyet durumunda yeterli koruma uygulamalar� tavsiye edilmelidir. ��pheli deri lezyonlar�, histolojik biyopsi incelemeleri de dahil edilerek acil olarak incelenmelidir. Melanom d��� deri kanseri �yk�s� olan hastalarda hidroklorotiyazid kullan�m�n�n dikkatli bir �ekilde tekrar g�zden ge�irilmesi de gerekebilir (bkz. B�l�m 4.8).
Gebelik
ADE inhibit�rleri gebelik esnas�nda ba�lat�lmamal�d�r. ADE inhibit�rleriyle tedavi, hamilelik planlayan hastalarda gebelikte kullan�m� g�venli oldu�u belirlenmi� alternatif antihipertansif tedavilere de�i�tirilmelidir. Gebelik tan�s� kondu�unda ADE inhibit�rleriyle tedavi derhal
durdurulmal� ve uygun oldu�undaalternatiftedaviba�lat�lm
al�d�r (bkz. B�l�m 4.3 ve 4.6).
Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokaj�
ADE-inhibit�rlerinin, anjiyotensin II resept�r blokerleri ya da aliskiren ile birlikte kullan�lmas� durumunda hipotansiyon, hiperkalemi riskinin artt��� ve b�brek fonksiyonunun azald���na (akut b�brek yetmezli�i dahil) dair kan�tlar bulunmaktad�r. RAAS'�n dual blokaj�na yol a�t���ndan, ADE-inhibit�rlerinin, anjiyotensin II resept�r blokerleri ya da aliskiren ile birlikte kullan�lmas� �nerilmez (bkz. B�l�m 4.5 ve 5.1).
E�er dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli g�r�l�rse sadece uzman g�zetimi alt�nda yap�lmal� ve b�brek fonksiyonu, elektrolitler ve kan bas�nc� yak�ndan s�k s�k takip edilmelidir.
Diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda ADE-inhibit�rleri ve anjiyotensin II resept�r blokerleri birlikte kullan�lmamal�d�r.
Nadir kal�t�msal galaktoz intolerans�, Lapp laktaz yetmezli�i ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastalar�n bu ilac� kullanmamalar� gerekir.
Hidrojenize kastor ya�� i�ermektedir. Mide bulant�s� ve ishale sebep olabilir.