⚠️ Uyarılar
�nfantil spazm tedavisi d���nda, vigabatrin ile tedaviye monoterapi olarak ba�lanmamal�d�r.
G�rme alan� kusuru (Bkz. b�l�m 4.8):
Vigabatrin alan hastalar�n 1/3�inde g�rme alan� kusuru olu�tu�u bildirilmi�tir. G�rme alan� kusuru riski, kad�nlara k�yasla erkeklerde daha y�ksektir.
Var olan verilere g�re, genel g�r�n�m� her iki g�z�n g�rsel alanlar�n�n e�merkezli olarak daralmas� �eklindedir, bu da genellikle burun b�lgesinde �akak b�lgesine oranla daha belirgindir. Merkezi g�rsel alanda (30 derecelik eksantrisite i�inde) s�kl�kla an�ler nazal bozukluk g�r�lmektedir. Merkezi g�rsel keskinlikte bozulma olmamaktad�r.
Bozuklu�u g�rsel alan �l��m� ile do�rulanm�� hastalar�n �o�u (g�rsel alan �l��m�nde �iddetli bozukluk g�zlenenler dahi), kendili�inden daha �nce semptomlar�n�n fark�na varmam��lard�r. Bu nedenle, bu istenmeyen etki sadece sistematik perimetri testleriyle g�venilir olarak tespit edilebilir. Bu testleri genellikle 9 ya��n �zerindeki hastalarda uygulamak m�mk�nd�r.
A��r g�rme alan� kusuru vakalar� hasta i�in i�levsel sonu�lara neden olabilir. Mevcut kan�tlar vigabatrin tedavisi kesildikten sonra g�rme alan� kusurlar�nda geri d�n���m olmad���n� d���nd�rmektedir. Tedavi kesildikten sonra g�rme alan� kusurunda bir de�i�ikli�in olma ihtimali g�zard� edilemez.
Vigabatrin, ancak alternatif ila�larla tedaviye k�yasla yarar ve risk dengesinin dikkatli de�erlendirmesinden sonra kullan�labilir.
�nceden var olan ve klinik olarak anlaml� g�rme alan� kusuru olan hastalarda vigabatrin kullan�m� �nerilmez.
Vigabatrin tedavisine ba�lanmadan �nce hastalar�n t�m�ne g�rsel alan muayenesiyle birlikte oftalmolojik kons�ltasyon yap�lmal�d�r.
SABR�L 500 mg sa�e kullanan ki�ilerde her 3 ayda bir g�z muayenesi yap�lmal�d�r.
G�rme alan� kusuru birka� ay ila birka� y�l vigabatrin tedavisinden sonra ba�layabilir.
Vigabatrin retinaya zarar verecek ba�ka ila�lar ile beraber kullan�lmamal�d�r.
Mevcut verilere g�re, g�rme alan� kusurlar� retinada artm�� GABA d�zeylerinden kaynaklanmaktad�r.
M�mk�nse tedaviye ba�lanmadan �nce ve alt� ayl�k periyotlarla uygun bir g�rsel alan testi (perimetri) uygulanmal�d�r. Standart statik perimetri (Humphrey veya Octopus) veya kinetik perimetri (Goldmann) testleri kullan�labilir. Statik perimetri, vigabatrine ba�l� g�rsel alan bozukluklar�n�n belirlenmesinde tercih edilen bir y�ntemdir. Perimetri 9 ya��n alt�ndaki b�y�me �a��ndaki �ocuklarda nadiren uygulan�r. �u anda, standart perimetrinin uygulanamad��� �ocuklarda, g�rme alan�ndaki bozukluklar� tan�yabilecek ya da d��lanmas�n� sa�layabilecek yerle�ik bir y�ntem yoktur.
Bir dizi elektro-retinograf�k parametrenin vigabatrin ile ba��nt�l� g�rme alan� kusuru ile yak�ndan ili�kili oldu�u d���n�lmektedir.; Elektro-retinograf� yararl� olabilir ancak yaln�zca perimetri ile i�birli�i g�steremeyen yeti�kinlerde veya 3 ya��n alt�ndaki �ocuklarda kullan�lmal�d�r. Var olan verilere g�re, elektro-retinogram�n ilk sal�n�m potansiyeli ve 30 Hz titre�im yan�tlar� ile vigabatrine ba�l� g�rme alan� kusuru aras�nda korelasyon g�r�lmektedir. Bu yan�tlardaki gecikme ve azalma normal s�n�rlar�n �tesindedir. Vigabatrin tedavisi g�ren ama g�rme alan� kusuru olmayan hastalarda bu t�r de�i�iklikler g�r�lmemi�tir.
Vigabatrin tedavisi s�ras�nda g�rme alan� kusuru s�kl��� ve neden olaca�� kar���kl�klar hakk�nda hastaya ve/veya bak�c�ya kapsaml� bir a��klama yap�lmal�d�r. Hasta, ortaya ��kabilecek yeni g�rsel sorunlar, g�rsel alan�n daralmas�yla ilgili olabilecek semptomlar hakk�nda ve doktorunu bilgilendirmesi konusunda uyar�lmal�d�r. G�rme bozukluklar�n�n ortaya ��kmas� halinde hasta bir g�z doktoruna sevk edilmelidir.
Takip d�neminde g�rsel alanda daralma ortaya ��karsa vigabatrin tedavisinin devam etmesi ya da kesilmesine ili�kin karar bireysel yarar-risk de�erlendirmesine dayanmal�d�r. Tedavinin s�rd�r�lmesine karar verilecek olursa, ilerlemenin veya g�r��� tehdit edecek bozukluklar�n tespit edilebilmesi i�in daha s�k� bir takip (perimetri) uygulanmal�d�r.
N�rolojik ve psikiyatrik etkiler
Vigabatrin tedavisine ba�land�ktan hemen sonra, elektroensefalogram �zerinde spesifik olmayan yava� dalga aktivitesi ile ba�lant�l� olarak, ender olmakla birlikte belirgin uyu�ukluk, sersemlik, �a�k�nl�k gibi ensefalopatik semptomlar g�r�lm��t�r. Bu reaksiyonlara neden olan risk fakt�rleri aras�nda, ba�lang�� dozunun �nerilen ba�lang�� dozundan daha y�ksek olmas�, dozun �nerilenden daha h�zl� art�r�lmas� ve b�brek yetmezli�i yer almaktad�r. Bu etkiler, dozun azalt�lmas�yla veya vigabatrinin kesilmesiyle ortadan kalkm��t�r (Bkz. b�l�m 4.8).
�nfantil spazm tedavisinde y�ksek doz vigabatrin kullan�m� sonucu �zellikle k���k bebeklerde anormal beyin MRI (manyetik rezonans g�r�nt�leme) vakalar� bildirilmi�tir. Bu vakalar�n klinik �nemi bilinmemektedir.
�nfantil spazm tedavisi g�ren hastalarda distoni, diskinezi ve hipertoni dahil hareket bozukluklar� bildirilmi�tir. Vigabatrinin yarar/risk durumu hasta baz�nda tek tek de�erlendirilmelidir. E�er vigabatrin ile tedavi s�resince yeni hareket bozukluklar� ortaya ��karsa, doz azalt�lmas� ve kademeli olarak tedavinin kesilmesi dikkate al�nmal�d�r.
Di�er antiepileptik ila�larda oldu�u gibi, vigabatrin kullan�m� s�ras�nda baz� hastalarda status epilepticus�u da i�eren n�bet s�kl��� art��� veya yeni n�bet �ekilleri ortaya ��kabilir. Yeni ba�layan bir miyoklonik n�betin ortaya ��kmas� ya da mevcut ise alevlenmesi nadirdir. Nadir vakalarda yeni ba�layan miyoklonus ya da miyoklonusun alevlenmeleri g�r�lebilir (Bkz. b�l�m 4.8).
Di�er antiepileptik ila�larda oldu�u gibi, tedavinin aniden kesilmesi rebound etkiye (n�betlerin tekrar ba�lamas�na) neden olabilir. E�er hasta i�in vigabatrin tedavisinden vazge�ilecek ise, bunun 2 ile 4 haftal�k s�reye yay�lan kademeli doz azalt�m� ile yap�lmas� �nerilmektedir.
Vigabatrin, �yk�s�nde psikoz, depresyon veya davran�� problemleri bulunan hastalarda dikkatli kullan�lmal�d�r. Vigabatrin tedavisi s�ras�nda ajitasyon, depresyon, anormal d���nme, paranoid reaksiyonlar gibi psikiyatrik bozukluklar g�r�lm��t�r. Bu t�r bozukluklar psikiyatrik �yk�s� olan ya da olmayan hastalarda ortaya ��kabilmekte ve genellikle vigabatrin dozunun azalt�lmas�yla veya kademeli olarak kesilmesiyle eski haline d�nebilmektedir. Klinik �al��malarda, depresyon hastalar�n % 10�undan az�nda meydana gelmi� ve nadiren vigabatrin tedavisinin kesilmesini gerektirmi�tir. Daha az s�kl�kta g�r�len olaylar psikotik semptomlar� i�ermi�tir.
�ntihar d���ncesi ve davran���
�e�itli endikasyonlara sahip antiepileptik ila�lar ile tedavi edilmi� hastalarda intihar d���ncesi ve davran��� bildirilmi�tir. Anti-epileptik ila�lar ile yap�lm�� randomize plasebo-kontroll� �al��malar�n meta-analizi intihar d���ncesi ve davran��� riskinde k���k bir artma g�stermektedir. Bu etkinin mekanizmas� bilinmemektedir (Bkz. b�l�m 4.8). Bu nedenle, hastalar intihar d���ncesi ve davran��� belirtileri a��s�ndan izlenmeli ve uygun tedavi d���n�lmelidir. Hastalar (ve hastaya bakanlar) intihar d���ncesi veya davran��� gibi belirtiler ortaya ��kt���nda derhal medikal tavsiye almalar� konusunda bilgilendirilmelidir.
Yasl� ve b�brek yetmezli�i olan hastalar
Vigabatrin b�brekler yoluyla at�ld���ndan, ya�l�larda ve �zellikle kreatinin klerensi �Oml/dk�dan az olan hastalarda dikkatli olunmal�d�r. B�brek fonksiyonu normal veya azalm�� olan ya�l� hastalarda klerensin azalm�� olmas�ndan dolay� benzer �nlemlerin al�nmas� gereklidir. Hastalar sedasyon veya konf�zyon gibi istenmeyen etkiler a��s�ndan izlenmelidirler.